ANTALYA ALTIN PORTAKAL FİLM FESTİVALİ VE ANTALYA FİLM FORUM SÜREÇLERİNE DAİR AÇIKLAMA

ANTALYA ALTIN PORTAKAL FİLM FESTİVALİ VE ANTALYA FİLM FORUM SÜREÇLERİNE DAİR AÇIKLAMA

Başka bir festival kültürü mümkün!

B
Bağımsız SinemacılarSinema Yazarı
•2 dk okuma

Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali ve Antalya Film Forum kapsamında kamuoyuna yansıyan tartışmaları yakından takip ediyor; ortaya çıkan tabloyu, bireysel deneyimlerin ötesinde yapısal bir mesele olarak ele alıyoruz. Yıllardır karşılaştığımız bu sorunlar, sinema alanında emeğe, üretime ve yaratım özgürlüğüne ilişkin değer anlayışını sorgulamamızı gerektiriyor. 

Film Forum’a ve Festival’e yapılan başvuruların nasıl değerlendirildiği, başvuru dosyalarının ve videolarının incelenip incelenmediği, seçim kriterlerinin ne olduğu, bazı jüri üyelerine ait projelere seçkilerde yer verilmesi ve bağlayıcı tüm kararların hangi mekanizmalarla alındığına dair sorular, festival yönetimi tarafından tatmin edici bir biçimde yanıtlanmadığı gibi; adil ve etik olmaktan uzak, şaibeli bir işleyişe işaret ediyor. 

Meselenin Antalya Film Festivali ve Film Forum ile sınırlı olmadığını; Türkiye’deki film festivallerinde yıllardır karşılaştığımız sansür uygulamaları, keyfî kararlar, belirsiz değerlendirme süreçleri, çıkar çatışmalarının ve hesap verebilirlik eksikliğinin geçmişten bugüne birikmiş yapısal sorunların yansımaları olduğunu biliyoruz. Bu sorunların sürmesinde, sinema alanındaki mevcut güç ilişkilerinin ve karar mekanizmalarının yeterince denetlenmemesinin de payı var. Festivallerin yerel yönetimler ve kamu kurumlarıyla kurduğu ilişkiler de bu sorunlu yapıların meşrulaştırılmasına ve yerleşik hâle gelmesine zemin hazırlıyor. Ancak tüm bu işleyişin olağanlaşmasını ve kanıksanmasını kabul etmiyoruz. 

Bugün yaşanan sorunlar, geçmişte Antalya’da, İstanbul’da, Adana’da ve daha birçok festivalde farklı biçimlerde karşımıza çıktı. Yanlışlarla yüzleşilmedi, sorumluluklar üstlenilmedi. Kalıcı çözümler üretilmedi. Kişiler ve yönetimler değişse de benzer sorunların varlığını sürdürmesi geçmişle yüzleşmeyi ve yapısal dönüşümü zorunlu kılıyor. Sorunların kişisel ve kurumsal ilişkiler içinde geçiştirilmesini, eleştirilerin yanıtsız bırakılmasını ve yaşananların zamanla unutturulmaya çalışılmasını kabul etmiyoruz. 

Festivaller ve proje geliştirme forumları, sinemacıların kendilerini kabul ettirmek zorunda oldukları ayrıcalıklı kurumlar değildir. Bu yapıları var eden; filmler, projeler ve onları üreten sinemacılardır. Sinemacılar bu yapıların yalnızca başvuru sahipleri ya da davetlileri değil, asli bileşenleridir.

Sinema alanında emek verenlerin başvurularının hangi koşullarda değerlendirildiğini bilme hakkı vardır. Başvuru koşulları ve değerlendirme kriterleri önceden ilan edilmeli, jüri çalışma ilkeleri açıkça tanımlanmalı, ilan edilen kurallar herkes için bağlayıcı olmalı, çıkar çatışmalarına karşı önlemler belirlenmeli, etkili ve erişilebilir itiraz mekanizmaları oluşturulmalı ve karar mekanizmaları hesap verebilir olmalıdır. 

Şeffaf, tutarlı ve denetlenebilir ilkelerle yönetilen festivallerin hayat bulması için bireysel itirazları müşterek taleplere dönüştürmemiz gerektiğine inanıyor; tüm sinema sektörünü bu konu üzerine birlikte düşünmeye, tartışmaya ve ortak hareket etmeye davet ediyoruz. 

Haklarımızı, emeğimizi ve yaratım özgürlüğümüzü koruyan bir festival kültürü mümkün!

Bağımsız Sinemacılar İnisiyatifi

Paylaş:
Kategori: Sansür ve Yasaklar
B
// Yazar Künyesi & Notu

Bağımsız Sinemacılar

Bağımsız Sinemacılar yayın kurulu, festival seçkileri ve auteur sineması üzerine araştırma ve eleştiriler hazırlar.

İlgili Bağımsız Yazılar

Tüm Arşiv →
ROJBASH   GÖSTERİM YASAĞI ANAYASA MAHKEMESİ’NDE
Sansür ve Yasaklar
№ 01
1 Kasım 20263 dk okuma

ROJBASH GÖSTERİM YASAĞI ANAYASA MAHKEMESİ’NDE

Yönetmen Özkan Küçük’ün Rojbash filmine 2024 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından getirilen ticari gösterim engeli, Anayasa Mahkemesi’ne taşındı.

EditörOku