<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" 
  xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
  xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
  <channel>
    <title><![CDATA[Bağımsız Sinemacılar — Auteur & Festival Portalı]]></title>
    <link>https://bagimsizsinemacilar.com</link>
    <description><![CDATA[Sansüre, tekelleşmeye ve ana akım dayatmalara karşı auteur sineması, bağımsız film eleştirileri, festival haberleri ve sansür dosyaları arşivi.]]></description>
    <language>tr-TR</language>
    <lastBuildDate>Tue, 22 Sep 2026 16:59:11 GMT</lastBuildDate>
    <atom:link href="https://bagimsizsinemacilar.com/feed.xml" rel="self" type="application/rss+xml" />
    
    <item>
      <title><![CDATA[Çerçeve Özel | Hayatta ‘Politik’ Olmayan Ne Var ki?]]></title>
      <link>https://bagimsizsinemacilar.com/haber/cerceve-ozel-hayatta-politik-olmayan-ne-var-ki</link>
      <guid isPermaLink="true">https://bagimsizsinemacilar.com/haber/cerceve-ozel-hayatta-politik-olmayan-ne-var-ki</guid>
      <description><![CDATA[Gündemin gürültüsü içinde, “tekil bir haber” gibi görünen ancak ifade özgürlüğü ve bağımsız sinemanın üzerini karartmaya çalışan bir kararla karşı karşıyayız.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><a target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow" class="text-amber-gold underline underline-offset-4 hover:text-amber-light" href="https://hozhanunal.substack.com/p/cerceve-ozel-hayatta-politik-olmayan?utm_source=ig&amp;utm_medium=social&amp;utm_content=link_in_bio&amp;utm_id=97760_v0_s00_e0_tv3&amp;fbclid=PAdGRzdgUGUkZwZG9mAmV4dG4DYWVtAjExAHNydGMGYXBwX2lkDzU2NzA2NzM0MzM1MjQyNwABpzUY1T-9r8jYxDKu7ubMfCCjaEfAG-IuPICila0rYbOVJS-3F5ngRmZN7C05_aem_w-WH00CZZiRY1EFecSEeYw">Hayatta ‘Politik’ Olmayan Ne Var ki? - by Hasan Özhan Ünal</a></p><p><span><strong>Bu özel bültende, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın belgesel sinemacı ve fotoğrafçı Bingöl Elmas’a sağladığı maddi desteği “politik gerekçelerle” faiziyle geri almasını, bu kararın bağımsız sinema için ne anlama geldiğini ve Türkiye’de sansürün geçirdiği kabuk değişimini bulacaksınız.</strong></span></p><img class="rounded-xl border border-white/10 shadow-2xl max-w-full my-6 mx-auto block" src="https://substackcdn.com/image/fetch/$s_!-ta5!,w_1456,c_limit,f_auto,q_auto:good,fl_progressive:steep/https%3A%2F%2Fsubstack-post-media.s3.amazonaws.com%2Fpublic%2Fimages%2F73503cac-ebb8-4bea-a1aa-5c2ea8b1d87e_1536x1024.png" alt=""><ul><li><p><strong>Ne Oldu?</strong></p></li></ul><p>Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü, yönetmen Bingöl Elmas’ın Kapadokya’daki ekolojik tahribatı ele alan “Şiirli Oda’nın İzinde” belgeseline daha önce sağladığı 175 bin lira tutarındaki yapım desteğini faiziyle geri talep etti.</p><p><span>Toplam desteğin 350 bin lira olduğunu ve kendisine ilk etapta 175 bin lira ödendiğini belirten yönetmen, “Faiziyle birlikte benden geri alınan tutar 271 bin liraydı” </span><a target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow" class="text-amber-gold underline underline-offset-4 hover:text-amber-light" href="https://www.agos.com.tr/tr/haber/yonetmen-bingol-elmas-asil-mesele-korkunun-sinemayi-susturmasi-41400">dedi</a><span>.</span></p><p>Kararın yönetmene sunulmasında ise ikircikli bir durum yaşandı. Bingöl Elmas, Bakanlık yetkilileriyle yaptığı telefon görüşmelerinde kendisine açıkça “Politik bir film. Biz buna destek veremeyiz” denildiğini aktardı. Ancak daha sonra kendisine gelen resmi yazıda “filmin teknik şartlara uymadığı, senaryoya uygun olmadığı”nın yazıldığını öğrenecekti.</p><p><span>Daha önce destek alarak yaptığı “Evcilik”, “Komşu Komşu! Huuu!” filmlerini hatırlatan </span><a target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow" class="text-amber-gold underline underline-offset-4 hover:text-amber-light" href="https://www.asminfilm.com/hakkimizda/">yönetmen Bingöl Elmas</a><span>, daha önce belgesellerin teknik kriterlere göre değerlendirildiğini, ancak son yıllarda içeriğin de ölçüt haline geldiğini belirterek, yeniden değerlendirme talebinin de reddedildiğini söyledi.</span></p><p>Ayrıca Bingöl Elmas’a göre yaşadıkları istisna değil: “Geri ödeme talep edilen başka filmler de var. Bu insanlar yaşadıklarını anlatamıyor. Bence asıl üzerine düşünmemiz gereken konu bu.”</p><img class="rounded-xl border border-white/10 shadow-2xl max-w-full my-6 mx-auto block" src="https://substackcdn.com/image/fetch/$s_!zzTW!,w_1456,c_limit,f_auto,q_auto:good,fl_progressive:steep/https%3A%2F%2Fsubstack-post-media.s3.amazonaws.com%2Fpublic%2Fimages%2F21e3691a-d284-4c59-94c7-636dee2d22e9_768x767.png" alt=""><p>Bingöl Elmas</p><p><span>Sinema Emekçileri Sendikası (Sine-Sen) kararın bağımsız sinemacılar üzerindeki sansür ve otosansür baskısını artırdığını </span><a target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow" class="text-amber-gold underline underline-offset-4 hover:text-amber-light" href="https://bianet.org/haber/gercekligi-anlattim-politik-dediler-bakanlik-yonetmene-verdigi-destegi-faizi-ile-geri-istedi-322285">belirtti</a><span>.</span></p><p>Sine-Sen Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Doğan, sendika adına yaptığı değerlendirmede “Bingöl Elmas’ın yaşadığı süreç, son dönemde bağımsız sinemacıların karşı karşıya kaldığı uygulamalardan yalnızca biri” dedi.</p><p><span>Kürt Sinemacılar İnisiyatifi de, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün kararının kabul edilemez olduğunu vurgulayarak sinema sektörünü adım atmaya </span><a target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow" class="text-amber-gold underline underline-offset-4 hover:text-amber-light" href="https://www.instagram.com/p/Db1DWxZEQX6/?utm_source=ig_web_copy_link&amp;igsi=MzRlODBiNWFlZA==">çağırdı</a><span>.</span></p><p><span>Bunun üzerine bağımsız sinemacılar, “Sanatsal İfade ve Üretim Alanımızı Savunuyoruz” başlıklı bir açıklama </span><a target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow" class="text-amber-gold underline underline-offset-4 hover:text-amber-light" href="https://bagimsizsinemacilar.com/manifesto#aciklama-1">yayımladı</a><span>.</span></p><p>Tekil gibi görünen bu son adım, son yıllarda birçok film sürecinde tanık olduğumuz kuşatılmış kamu gücüyle sanatsal üretimi denetleme ve finansal kıskaca alma pratiğinin en güncel örneği oldu.</p><ul><li><p><strong>Neden Önemli?</strong></p></li></ul><p>Söz konusu gelişmenin, Türkiye’de kültür politikalarının ve bağımsız sinemanın geleceğini ilgilendiren birçok boyutu var:</p><blockquote><p>Öncelikle sanatı ve sanatçıyı desteklemekle yükümlü olan bu kamu fonları, kurumsal bir hak olmaktan çıkarılıp idarenin siyasal ve ideolojik kriterlerine tabi kılınıyor.</p><p>Yapım süreci tamamlandıktan sonra gelen faizli iade talepleri, bağımsız yapımcıları ve yönetmenleri doğrudan ekonomik zorluklarla karşı karşıya bırakıyor. Bu finansal tehdit, henüz senaryo aşamasındaki yönetmenler üzerinde kaçınılmaz bir otosansür mekanizması üretiyor.</p><p>Ayrıca filmleri doğrudan sansürlemek veya yasaklamak yerine, yönetmelikteki “senaryo değişikliği” veya “sözleşme ihlali” gibi esnek hukuki maddeler kullanılarak içerik denetimi bürokratik bir prosedür kılıfına oturtuluyor.</p><p>Ve belki de en önemlisi biz, seyircilerin görüş alanı ve bakış açısı daralıyor, eleştirel yetenekleri abluka altına alınıyor ve tahayyülleri sınırlanıyor.</p></blockquote><p><strong>Tarihsel Arka Plan</strong></p><img class="rounded-xl border border-white/10 shadow-2xl max-w-full my-6 mx-auto block" src="https://substackcdn.com/image/fetch/$s_!lkLH!,w_1456,c_limit,f_auto,q_auto:good,fl_progressive:steep/https%3A%2F%2Fsubstack-post-media.s3.amazonaws.com%2Fpublic%2Fimages%2F825c042e-9226-4763-86ee-0021fa2a557b_1453x1390.png" alt=""><p>Fonların ve eser işletme belgelerinin birer “biat sözleşmesine” dönüştürüldüğü bu iklimde, öne çıkan bazı dönüm noktalarını da hatırlatmak gerek:</p><blockquote><p><strong><em>Bakur</em> (2015):</strong><span> Tam adıyla </span><em>Bir Gerilla Belgeseli: Bakur</em><span>, İstanbul Film Festivali’nde gösterimden hemen önce “eser işletme belgesi” bulunmadığı gerekçesiyle programdan çıkarıldı. Belgeselin yönetmenleri Çayan Demirel ve Ertuğrul Mavioğlu’na “örgüt propagandası” suçlamasıyla davalar açıldı. Bu olay, eser işletme belgesinin temel bir bürokratik bariyer haline gelişinin başlangıcıydı.</span></p><p><strong><em>Kurak Günler</em> (2022):</strong><span> Emin Alper’in filmi Cannes’da prömiyer yapıp dünya genelinde başarı kazandıktan sonra Sinema Genel Müdürlüğü, “senaryoda değişiklik yapıldığı” gerekçesiyle sağlanan finansal desteği yasal faiziyle geri talep etti. Sinema sektörü, karara karşı geniş çaplı bir dayanışma kampanyası başlattı.</span></p><p><strong><em>Kanun Hükmü</em> (2023):</strong><span> Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilenlerin mücadelesini anlatan, Nejla Demirci imzalı belgeselin Antalya Altın Portakal Film Festivali seçkisinden çıkarılması, jüri ve yönetmenlerin protestosuna yol açtı. Film seçkiye geri alınınca Kültür Bakanlığı festivalden desteğini çekti ve Türkiye’nin en köklü film festivali o yıl tamamen iptal edildi.</span></p><p><strong><em>Rojbash</em> (2024):</strong><span> Özkan Küçük’ün yönettiği film, 25 yıl önce sahneledikleri Kürtçe tiyatro oyununu yeniden sahnelemek üzere bir araya gelen Kürt tiyatrocuların hikâyesini anlatıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2024’te filmi “ticari dolaşıma ve gösterime uygun olmadığı” gerekçesiyle engelledi. Yapımcıların açtığı dava sonucunda yasak kaldırıldı. Ancak 2026’da istinaf mahkemesinin kararıyla gösterim yasağı yeniden </span><a target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow" class="text-amber-gold underline underline-offset-4 hover:text-amber-light" href="https://www.mlsaturkey.com/tr/istinaf-toplumsal-hassasiyeti-savundu-rojbash-filmine-gosterim-yasagini-geri-getirdi">getirildi</a><span>.</span></p></blockquote><hr><p><strong>“Hayatta Politik Olmayan Ne Var ki?”</strong></p><p><span>Bülteni, </span><a target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow" class="text-amber-gold underline underline-offset-4 hover:text-amber-light" href="https://www.agos.com.tr/tr/haber/yonetmen-bingol-elmas-asil-mesele-korkunun-sinemayi-susturmasi-41400">Agos’tan Ilgaz Gökırmaklı’nın sorularını yanıtlayan</a><span> yönetmen Bingöl Elmas’ın sözleriyle tamamlamakta fayda var:</span></p><p><strong>Şiirli Oda neresi, neden önemli?</strong></p><p>Filmde anlattığımız yerlerden biri. Şiirli Oda, mübadeleden önce Rumların yaşadığı döneme ait çok özel bir yer. Kostis Meliadis adında biri burada yaşıyor. Bağ bozumu zamanı İstanbul’dan ve başka yerlerden Rumlar eğlenmek için buraya geliyor. Gelmeden önce Kostis’e şiir sipariş ediyorlar ve o da insanlar için duvarlara şiirler yazıyor. Gördüğünüz zaman tüyleriniz diken diken oluyor. Mükremin Tokmak, bu mekânı bulmak için çok uğraşmış, Kostis’in hikâyesinin peşine düşmüş. Filmin bir bölümü de bunu anlatıyor.</p><p>Dünyanın başka bir yerinde olsa gerçekten pamuklara sarılacak kadar özel bir mekân. Şimdiyse tavanından içine yağmur suları akıyor, insanlar girip bu şirlerin üstünü karalıyor özcesi kaderine terk edilmiş bir yer. Mükremin Tokmak ise tek başına gidip akan yerleri onarıyor, insanların zarar vermemesi için önlemler almaya çalışıyor. Aslında mesele bir değeri korumak. Peribacalarını korumak, Şiirli Oda’yı korumak, bir yapının yıkılmaması için emek vermek, çöpe atılmış arşivleri kurtarmak... Bence vatanseverlik ve gerçek yurttaşlık tam da böyle bir şey. Benim için hamaset yapanlar ya da sürekli “vatan, millet” diyenler değil; ülkesini bu kadar güzel seven insanlar gerçek anlamda vatansever. Bu insanların sesinin duyulması gerekiyor. Film de tam olarak bunu anlatıyordu. Üstelik slogan atan, ajitasyon yapan bir film de değildi. Ne varsa onu anlatan bir filmdi. O yüzden bu gerekçeyi çok komik buluyorum. Hem hayatta politik olmayan ne var ki?</p><p><br></p>]]></content:encoded>
      <category><![CDATA[Sansür ve Yasaklar]]></category>
      <author><![CDATA[Bağımsız Sinemacılar]]></author>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 13:38:15 GMT</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ Bingöl Elmas’tan sinemacılara çağrı: “Sansürü ifşalayalım” / Ilgaz Gökırmaklı ile Deep Talk]]></title>
      <link>https://bagimsizsinemacilar.com/haber/bingol-elmastan-sinemacilara-cagri-sansuru-ifsalayalim-ilgaz-gokirmakli-ile-deep-talk</link>
      <guid isPermaLink="true">https://bagimsizsinemacilar.com/haber/bingol-elmastan-sinemacilara-cagri-sansuru-ifsalayalim-ilgaz-gokirmakli-ile-deep-talk</guid>
      <description><![CDATA[Her bölümde kültür, sanat ve düşünce dünyasının farklı isimlerini ağırlayan Deep Talk’un bu haftaki konuğu yönetmen Bingöl Elmas.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gazeteci Ilgaz Gökırmaklı, Elmas’la Kapadokya’daki doğa tahribatını konu alan "Şiirli Oda’nın İzinde" belgeselini, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nden aldığı yapım desteğinin filmin “politik” olduğu gerekçesiyle faiziyle birlikte geri istenmesini ve bu süreçte yaşadığı sansürü konuşuyor.</p><p>Elmas, desteği faiziyle birlikte geri ödemesine rağmen filmini tamamlamak için verdiği mücadeleyi; sinema sektöründen gelen dayanışmayı, sansürün nasıl işlediğini ve sinemacıların giderek her alanda daha fazla hissettiği baskıları anlatıyor.</p><p>Deep Talk’un yeni bölümü şimdi alan YouTube kanalında.</p><p>Ayrıcalıklardan yararlanmak için bu kanala katılın:</p><p>youtube/ @alanburasi  </p>]]></content:encoded>
      <category><![CDATA[Sansür ve Yasaklar]]></category>
      <author><![CDATA[Bağımsız Sinemacılar]]></author>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 09:20:16 GMT</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sinema dünyasından Kültür Bakanlığı’na sansür tepkisi]]></title>
      <link>https://bagimsizsinemacilar.com/haber/sinema-dunyasindan-kultur-bakanligina-sansur-tepkisi</link>
      <guid isPermaLink="true">https://bagimsizsinemacilar.com/haber/sinema-dunyasindan-kultur-bakanligina-sansur-tepkisi</guid>
      <description><![CDATA[Yönetmen Bingöl Elmas’ın “Şiirli Oda’nın İzinde” belgeseli için sağlanan yapım desteğinin keyfi gerekçelerle faiziyle geri istenmesine tepki gösterilen açıklamada, bu vaka ve benzerlerinin sinemacıları hizaya çekmeye çalışan sansürcü siyasetin örnekleri olduğu vurgulandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><a target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow" class="text-amber-gold underline underline-offset-4 hover:text-amber-light" href="https://susma24.com/sinema-dunyasindan-kultur-bakanligina-sansur-tepkisi/">Susma24 – Sansür ve Otosansüre Karşı Platform</a></p><img class="rounded-xl border border-white/10 shadow-2xl max-w-full my-6 mx-auto block" src="https://susma24.com/wp-content/uploads/2026/08/Adsiz-tasarim-19-777x437.png" alt=""><p><span>19 Ağustos 2026</span></p><p><span>Sinema dünyası, son olarak yönetmen Bingöl Elmas’ın “Şiirli Oda’nın İzinde” belgeseli için verilen yapım desteğinin Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü tarafından faiziyle geri istenmesinin ardından kamu destekleri aracılığıyla yaşanan ifade özgürlüğü ihlallerine ortak bir açıklamayla tepki gösterdi.&nbsp;</span></p><p><span>200’ü aşkın sinemacı, sanatçı, akademisyen ve meslek örgütünün imzasını taşıyan “Sanatsal İfade ve Üretim Alanımızı Savunuyoruz” başlıklı açıklamada, kararın yalnızca bir filme yönelik olmadığı belirtilerek son yıllarda “Rojbaş”, “Kanun Hükmü” ve “Oy’una Geldik” filmlerine yönelik yasak ve engellemelerin de aynı sansür politikasının örnekleri olduğu vurgulandı.</span></p><p><span>Açıklamada, Elmas’ın Kapadokya’daki tahribatı aktaran filmine yönelik, bakanlık yetkililerinin yönetmenle yaptığı sözlü görüşmelerde belgeselin “politik” olduğu nedeniyle kabul edilmediğinin dile getirilmesine rağmen resmi açıklamada “başvuru dosyasında yer alan senaryo ve yaklaşım metniyle uyumlu olmadığı” ve “teknik açıdan yeterli bulunmadığı” gerekçelerinin öne sürülmesinin gerekçelerin birer kılıftan ibaret olduğunu gözler önüne serdiği ve yasaklamaların sinemacıları hizaya çekmeye çalışan sansürcü siyasetin örnekleri olduğunun altı çizildi.&nbsp;</span></p><p><span>Kamu desteklerinin, eserlerin tesliminden sonra “politik gerekçelerle” faiziyle geri istenmesinin, ekonomik baskı yoluyla sektörü otosansüre zorlayan sistematik bir gözdağı ve cezalandırma yöntemine dönüştüğünün</span> <span>vurgulandığı metinde, “Bu vakanın Kültür ve Turizm Bakanlığının sinema filmi destek süreçlerinde yıllardır süregelen ve kanıksanan sansür/otosansür mekanizmalarını kamusal olarak tartışmaya vesile olmasını umuyoruz” sözlerine yer verildi.</span></p><p></p>]]></content:encoded>
      <category><![CDATA[Destek veren yönetmenler]]></category>
      <author><![CDATA[Bağımsız Sinemacılar]]></author>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 08:02:54 GMT</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakanlık desteği faiziyle geri istedi: Sinemacılardan “sansür ve finansal baskı” tepkisi]]></title>
      <link>https://bagimsizsinemacilar.com/haber/bakanlik-destegi-faiziyle-geri-istedi-sinemacilardan-sansur-ve-finansal-baski-tepkisi</link>
      <guid isPermaLink="true">https://bagimsizsinemacilar.com/haber/bakanlik-destegi-faiziyle-geri-istedi-sinemacilardan-sansur-ve-finansal-baski-tepkisi</guid>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğünün, yönetmen Bingöl Elmas’ın Kapadokya’nın kültürel hafızasını ve bölgedeki çevre mücadelesini konu alan Şiirli Oda’nın İzinde belgeseline verilen yapım desteğini faiziyle geri istemesi sinema dünyasının tepkisine neden oldu. Aralarında yönetmen, yapımcı, oyuncu, akademisyen ve meslek örgütlerinin bulunduğu 200’ü aşkın imzacı, “Sanatsal İfade ve Üretim Alanımızı Savunuyoruz” başlıklı ortak açıklamayla Bakanlığa dört soru yöneltti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><a target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow" class="text-amber-gold underline underline-offset-4 hover:text-amber-light" href="https://www.xn--pusulablten-zhb.com.tr/haber/bakanlik-destegi-faiziyle-geri-istedi-sinemacilardan-sansur-ve-finansal-baski-tepkisi-2743.html">Bakanlık desteği faiziyle geri istedi: Sinemacılardan “sansür ve finansal baskı” tepkisi - Pusula Bülten</a></p><p>“Sanatsal ifade ve üretim alanımızı savunuyoruz”</p><p>Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğünün yönetmen Bingöl Elmas’ın Şiirli Oda’nın İzinde adlı belgeseline sağlanan yapım desteğini faiziyle geri istemesine sinema dünyasından ortak tepki geldi.</p><p>Bağımsız sinemacılar tarafından 19 Ağustos’ta kamuoyuyla paylaşılan “Sanatsal İfade ve Üretim Alanımızı Savunuyoruz” başlıklı açıklamaya Altyazı Sinema Derneği, Documentarist İstanbul Belgesel Günleri, FilmAmed Belgesel Film Festivali, İşçi Filmleri Festivali, KUDA-Kurgucular Dayanışması, Özgürlük için Sanat İnisiyatifi, Özgür Sanat Meclisi, Seyri Sokak, Sine-Sen ve Zîn Kolektif’in de aralarında bulunduğu kurumların yanı sıra 200’ü aşkın sinemacı, sanatçı ve akademisyen imza verdi.</p><p>Bakanlığın gerekçesi: Senaryo uyumsuzluğu ve teknik yetersizlik</p><p>Kapadokya’daki kültürel hafızayı, yerel tarihi ve çevre mücadelesini konu alan belgesel için Sinema Genel Müdürlüğü daha önce yapım desteği sağlamıştı.</p><p>Ortak açıklamada aktarıldığına göre Bakanlık, tamamlanan filmin “başvuru dosyasında yer alan senaryo ve yaklaşım metniyle uyumlu olmadığı” ve “teknik açıdan yeterli bulunmadığı” gerekçeleriyle desteğin faiziyle geri ödenmesini istedi.</p><p>Sinemacılar ise kararın gerekçeleri ile yönetmen Bingöl Elmas’ın Bakanlık yetkilileriyle yaptığı sözlü görüşmelerde kendisine aktarıldığını belirttiği nedenler arasında önemli bir farklılık bulunduğuna dikkat çekti.</p><p>Açıklamada, Elmas’ın sözlü görüşmelerde belgeselin “politik bulunması” ve Kapadokya’daki tahribata ilişkin Kültür ve Turizm Bakanlığı’na yönelik eleştiriler içermesi nedeniyle kabul edilmediğinin kendisine ifade edildiğini aktardığı belirtildi.</p><p>İmzacılar bu durumun, resmi gerekçelerin kararın gerçek nedenlerini yansıtıp yansıtmadığı konusunda ciddi soru işaretleri doğurduğunu savundu.</p><p>“Ekonomik baskı sektörü otosansüre zorluyor”</p><p>Ortak açıklamada mesele yalnızca Şiirli Oda’nın İzinde belgeseliyle sınırlı tutulmadı. Sinemacılar, geçmiş yıllarda filmlerin sınıflandırma uygulamalarıyla gösterim olanaklarının kısıtlandığını veya doğrudan gösterim yasaklarıyla karşılaştığını belirterek Rojbash, Kanun Hükmü ve Oy’una Geldik filmlerini örnek gösterdi.</p><p>Açıklamada, kamu desteğinin eser teslim edildikten sonra politik gerekçelerle geri istenmesinin ekonomik baskı aracına dönüşebileceği savunularak şu değerlendirmeye yer verildi:</p><p>“Kamu desteklerinin, eserlerin tesliminden sonra ‘politik gerekçelerle’ faiziyle geri istenmesi, ekonomik baskı yoluyla sektörü otosansüre zorlayan sistematik bir gözdağı ve cezalandırma yöntemine dönüştü.”</p><p>Sinemacılar, düşünce ve sanatsal ifade özgürlüğünün anayasal bir hak olduğunu hatırlatarak kamu kaynaklarıyla sağlanan sinema desteklerinin siyasi veya bürokratik beğeniye göre dağıtılan bir “lütuf” olarak değerlendirilemeyeceğini vurguladı.</p><p>Belgeselde senaryo neden değişebilir?</p><p>Açıklamada Bakanlığın “başvuru dosyasındaki senaryoya uyumsuzluk” gerekçesine de itiraz edildi.</p><p>Belgesel sinemanın doğası gereği çekim sürecinin bütünüyle önceden öngörülemeyeceğini belirten imzacılar, gerçek olaylara, tanıklıklara ve gelişmelere dayanan bir belgeselin çekim sırasında başlangıçtaki senaryo ve yaklaşım metninden farklılaşabileceğine dikkat çekti.</p><p>Bu nedenle destek mekanizmalarının profesyonel üretim koşullarını dikkate alan, şeffaf, nesnel, hesap verilebilir ve denetlenebilir kriterlerle işletilmesi gerektiği belirtildi.</p><p>Açıklamada ayrıca destek süreçlerindeki değerlendirme kriterlerinin ve yöntemlerinin keyfiliği, kurulların şeffaflığı ve politik gerekçelerle bazı sinemacıların değerlendirme dışı bırakıldığı yönündeki iddiaların da kamuoyunda tartışılması gerektiği ifade edildi.</p><p>Bakanlığa dört soru</p><p>Bağımsız sinemacılar Kültür ve Turizm Bakanlığına şu soruları yöneltti:</p><ul><li><p>Telefon görüşmelerinde dile getirildiği belirtilen ifadeler ile resmî karardaki gerekçelerin farklı olmasının nedeni nedir?</p></li><li><p>Filmi teknik açıdan yeterli bulmayan ve senaryoya uygunluğunu değerlendiren kurul kimlerden oluşmaktadır; kurul üyeleri belgesel sinema alanında mesleki yeterlilik ve uzmanlığa sahip midir?</p></li><li><p>“Teknik yetersizlik” değerlendirmesi hangi somut standartlara ve ölçütlere dayanmaktadır?</p></li><li><p>Bir filmde politik eleştiriye yer verilmesi, filmin destek açısından yetersiz bulunmasında bir kriter olarak değerlendirilmekte midir?</p></li></ul><p>“Sinemamızı sansür ve finansal baskı kıskacına teslim etmeyeceğiz”</p><p>Açıklamanın sonunda Kültür ve Turizm Bakanlığı, sorulara yanıt vermeye, sanatsal üretim ve ifade özgürlüğüne yönelik sansür niteliğindeki kararları geri çekmeye ve sinemacıların mağduriyetlerini gidermeye çağrıldı.</p><p>İmzacılar ortak tutumlarını şu sözlerle duyurdu:</p><p>“Filmleri sansürlenen ve gösterimi engellenen meslektaşlarımızın yanında olduğumuzu, sinemamızı sansür ve finansal baskı kıskacına teslim etmeyeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.”</p><p>Açıklamada yönetmenler Emin Alper, Pelin Esmer, Özcan Alper, Ceylan Özgün Özçelik, Zeynep Dadak, Azra Deniz Okyay ve Can Candan’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda sinemacı, oyuncu, akademisyen, yazar, gazeteci ve kültür-sanat emekçisinin imzası yer aldı.</p><p>Bağımsız Sinemacılar, imza kampanyasının devam ettiğini bildirdi.</p>]]></content:encoded>
      <category><![CDATA[Sansür ve Yasaklar]]></category>
      <author><![CDATA[Bağımsız Sinemacılar]]></author>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 07:58:37 GMT</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sinemacılardan Bingöl Elmas için ortak tepki; “Bu yalnızca bir film meselesi değil”]]></title>
      <link>https://bagimsizsinemacilar.com/haber/sinemacilardan-bingol-elmas-icin-ortak-tepki-bu-yalnizca-bir-film-meselesi-degil</link>
      <guid isPermaLink="true">https://bagimsizsinemacilar.com/haber/sinemacilardan-bingol-elmas-icin-ortak-tepki-bu-yalnizca-bir-film-meselesi-degil</guid>
      <description><![CDATA[Yönetmen Bingöl Elmas'ın "Şiirli Oda'nın İzinde" belgeseli için verilen yapım desteğinin faiziyle geri istenmesine sinema dünyasından ortak tepki geldi. "Sanatsal İfade ve Üretim Alanımızı Savunuyoruz" başlıklı açıklamada, kararın yalnızca bir filme yönelik olmadığı, sinema alanında sansür ve oto sansürü derinleştiren politikaların parçası olduğu vurgulandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<img class="rounded-xl border border-white/10 shadow-2xl max-w-full my-6 mx-auto block" src="https://static.agos.com.tr/haber/2026/08/19/bu-yalnizca-bir-film-meselesi-degil.webp" alt="“Bu yalnızca bir film meselesi değil”"><p>Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü'nün yönetmen Bingöl Elmas'ın "Şiirli Oda'nın İzinde" belgeseli için sağladığı yapım desteğini <a target="_blank" rel="nofollow noopener" class="text-amber-gold underline underline-offset-4 hover:text-amber-light" href="https://www.agos.com.tr/tr/haber/yonetmen-bingol-elmas-asil-mesele-korkunun-sinemayi-susturmasi-41400"><u>geri istemesine</u></a> sinema dünyasından tepki geldi.</p><p>"Sanatsal İfade ve Üretim Alanımızı Savunuyoruz" başlığıyla yayımlanan ortak açıklamada, Bakanlığın belgeseli "başvuru dosyasında yer alan senaryo ve yaklaşım metniyle uyumlu olmadığı" ve "teknik açıdan yeterli bulunmadığı" gerekçeleriyle reddederek yapım desteğini faiziyle geri talep ettiği hatırlatıldı.</p><p>Açıklamada, yönetmenin Bakanlık yetkilileriyle yaptığı sözlü görüşmelerde ise filmin "politik bulunduğu" ve Kapadokya'daki tahribata ilişkin Kültür ve Turizm Bakanlığı'nı eleştirdiği için kabul edilmediğinin ifade edildiği öne sürüldü. Bu durumun resmi gerekçeler ile fiili gerekçelerin çeliştiğini gösterdiği ifade edildi.</p><p><strong>"Münferit bir olay değil"</strong></p><p>Sinemacılar, bunun münferit bir olay olmadığını belirterek son yıllarda "Rojbaş", "Kanun Hükmü" ve "Oy'una Geldik" filmlerine yönelik yasak ve engellemeleri de aynı sansür politikasının örnekleri olarak gösterdi.</p><p>Ortak açıklamada, kamu desteklerinin tamamlanan eserlerden daha sonra "politik gerekçelerle" ve faiziyle geri istenmesinin sektörde otosansürü besleyen bir ekonomik baskı mekanizmasına dönüştüğü ifade edildi. Sanatsal ifade özgürlüğünün anayasal güvence altında olduğu vurgulanan açıklamada, kamu kaynaklarıyla verilen sinema desteklerinin siyasi tercihlere göre dağıtılan bir ayrıcalık olmadığı şu sözlerle ifade edildi:</p><p>"Kamu desteklerinin, eserlerin tesliminden sonra "politik gerekçelerle" faiziyle geri istenmesi,<br>ekonomik baskı yoluyla sektörü otosansüre zorlayan sistematik bir gözdağı ve cezalandırma<br>yöntemine dönüştü. Oysa düşünce ve sanatsal ifade özgürlüğü anayasal bir haktır. Bunu<br>korumak ve güvence altına almak her şeyden önce devlet kurumlarına düşen bir görev ve<br>sorumluluktur. Eleştiriden arındırılmış, tahrif edilmiş bir gerçeklik dayatması sanatın özüne<br>aykırıdır. Kamu kaynaklarıyla sağlanan sinema destekleri iktidarların ya da bürokratların kişisel<br>veya siyasi beğenilerine göre dağıtılan bir lütuf değildir. Belgesel sinema toplumsal olayları,<br>kamusal politikaları ve kamu kurumlarının uygulamalarını özgün ve eleştirel bakış açılarıyla ele<br>alabilir."</p><p>Belgesel sinemanın doğası gereği çekim sürecinde değişebileceğine dikkat çekilen açıklamada, başvuru dosyasındaki senaryoyla filmin birebir aynı olmasının beklenemeyeceği belirtilerek, destek süreçlerinin şeffaf, nesnel, denetlenebilir ve hakkaniyetli ölçütlere dayanması gerektiği vurgulandı.</p><h2><strong>Bakanlığa dört soru</strong></h2><p>Sinemacılar açıklamada Kültür ve Turizm Bakanlığı'na şu soruları yöneltti:</p><p>-Telefon görüşmelerindeki ifadeler ile resmî karardaki gerekçelerin farklı olması, sansür<br>uygulamalarının örtük şekilde yapılmasının sıradan bir uygulamasına mı döndü?</p><p>-Filmi teknik açıdan yeterli bulmayan ve senaryoya uygunluğunu tartışan kurul kimlerden<br>oluşuyor; belgesel sinema alanında mesleki yeterlilik ve uzmanlığı olan kişilerden mi oluşuyor?</p><p>-Filmin teknik yetersizliğinden kasıt nedir? Hangi standartlara ve ölçütlere dayandırılarak bu<br>yargıya varılmıştır?</p><p>-Bir filmde politik eleştiri yapılması kurula göre filmin yetersizliğine mi işaret ediyor?</p><p>Açıklamanın sonunda Bakanlık, bu soruları yanıtlamaya, sanatsal üretim ve ifade özgürlüğünü sınırlayan uygulamalardan vazgeçmeye ve sansür nedeniyle mağdur edilen sinemacıların hak kayıplarını gidermeye çağrıldı.</p><h2><strong>Ne olmuştu?</strong></h2><p>Kapadokya'daki doğa tahribatını konu alan <em>Şiirli Oda'nın İzinde</em> belgeseli için Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü'nden yapım desteği alan yönetmen Bingöl Elmas, tamamlanan film için verilen desteğin daha sonra faiziyle birlikte geri istendiğini açıklamıştı. Elmas, kendisine sözlü olarak filmin "politik" bulunduğunun iletildiğini belirterek bunun istisnai bir durum olmadığını savunmuş, geri ödeme talebiyle karşılaşan başka filmler de bulunduğunu söylemişti. Yönetmen, yaşananların sinema sektöründe giderek derinleşen korku iklimi ve sansür mekanizmalarının bir parçası olduğunu ifade <a target="_blank" rel="nofollow noopener" class="text-amber-gold underline underline-offset-4 hover:text-amber-light" href="https://www.agos.com.tr/tr/haber/yonetmen-bingol-elmas-asil-mesele-korkunun-sinemayi-susturmasi-41400"><u>etmişti.</u></a></p>]]></content:encoded>
      <category><![CDATA[Sansür ve Yasaklar]]></category>
      <author><![CDATA[Bağımsız Sinemacılar]]></author>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 07:56:37 GMT</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sinemacılardan Kültür Bakanlığına sansür tepkisi: ‘Sanatsal ifade ve üretim alanımızı savunuyoruz’]]></title>
      <link>https://bagimsizsinemacilar.com/haber/sinemacilardan-kultur-bakanligina-sansur-tepkisi-sanatsal-ifade-ve-uretim-alanimizi-savunuyoruz</link>
      <guid isPermaLink="true">https://bagimsizsinemacilar.com/haber/sinemacilardan-kultur-bakanligina-sansur-tepkisi-sanatsal-ifade-ve-uretim-alanimizi-savunuyoruz</guid>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanlığının, Yönetmen Bingöl Elmas’ın “Şiirli Oda’nın İzinde” belgeseline verdiği desteği faiziyle geri istemesine karşı ortak açıklama yayımlandı. 200’ü aşkın bileşen, “Sinemamızı sansür kıskacına teslim etmeyeceğiz" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><a target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow" class="text-amber-gold underline underline-offset-4 hover:text-amber-light" href="https://www.evrensel.net/haber/5996960/sinemacilardan-kultur-bakanligina-sansur-tepkisi-sanatsal-ifade-ve-uretim-alanimizi-savunuyoruz">Sinemacılardan Kültür Bakanlığına sansür tepkisi: ‘Sanatsal ifade ve üretim alanımızı savunuyoruz’- Evrensel</a></p><img class="rounded-xl border border-white/10 shadow-2xl max-w-full my-6 mx-auto block" src="https://www.evrensel.net/images/1280/upload/dosya/359243.jpg" alt="Sinemacılardan Kültür Bakanlığına sansür tepkisi: ‘Sanatsal ifade ve üretim alanımızı savunuyoruz’"><p><span style="color: rgb(122, 122, 122);">Fotoğraf: Bingöl Elmas</span></p><p><strong>Elif Ekin Saltık</strong><br><a target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow" class="text-amber-gold underline underline-offset-4 hover:text-amber-light" href="mailto:ekinsaltik@gmail.com">ekinsaltik@gmail.com</a></p><hr><p>Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü, Kapadokya’daki kültürel hafızayı, yerel tarihi ve çevre mücadelesini konu alan Yönetmen Bingöl Elmas imzalı “Şiirli Oda’nın İzinde” belgeselinin yapım desteğini iptal ederek, verilen ödeneği faiziyle geri istedi. Bakanlık karara gerekçe olarak projenin senaryo ile uyumlu olmamasını ve teknik açıdan yetersizliğini öne sürdü. Ancak yönetmenle yapılan sözlü görüşmelerde belgeselin “politik bulunması” ve Kapadokya’daki tahribata dair bakanlığı hedef alan eleştiriler içermesinin asıl neden olduğunun dile getirilmesi, sinemacıların tepkisine neden oldu.</p><p>Yaşanan sansür uygulamasına karşı aralarında meslek örgütleri, yönetmenler, yapımcılar, oyuncular ve sinema yazarlarının bulunduğu çok sayıda kurum ve kişi “Sanatsal ifade ve üretim alanımızı savunuyoruz” açıklaması yayımladı.</p><p></p><img class="rounded-xl border border-white/10 shadow-2xl max-w-full my-6 mx-auto block" src="https://www.evrensel.net/images/840/upload/dosya/359238.jpg" alt="Fotoğraf: Bingöl Elmas"><p>Fotoğraf: Bingöl Elmas</p><p></p><h3><strong>“Sansürcü siyasetin örnekleri”</strong></h3><p>Bakanlığın kararının resmi gerekçelerinin bir kılıftan ibaret olduğunu gözler önüne serdiği vurgulanan açıklamada, yasakçı politikaların ilk örneğinin bu olmadığı belirtildi. Açıklamada, “Sınıflandırma yoluyla gösterim imkanlarının kısıtlanması ve hatta açıkça uygulanan gösterim yasaklarıyla yıllardır karşılaşıyoruz” denildi. Ayrıca, son yıllarda Rojbash, Kanun Hükmü ve Oy’una Geldik filmlerine getirilen yasaklamaların sinemacıları hizaya çekmeye çalışan aynı sansürcü siyasetin örnekleri olduğu hatırlatıldı.</p><h3><strong>“Sinemacılar kara listeye alınıyor”</strong></h3><p>Bingöl Elmas’ın yaşadığı sürecin, proje desteklerindeki tarafsızlık şüphelerini ve politik gerekçelerle kara listeye alınan sinemacıların durumunu bir kez daha görünür kıldığına dikkat çekildi. Sinema Destekleme Kurullarındaki şeffaflık eksikliğine işaret edilerek, “Kamu desteklerinin eserlerin tesliminden sonra politik gerekçelerle faiziyle geri istenmesi, ekonomik baskı yoluyla sektörü otosansüre zorlayan sistematik bir gözdağı ve cezalandırma yöntemine dönüştü” ifadelerine yer verildi. Kamu desteklerinin, iktidarların ya da bürokratların siyasi beğenilerine göre dağıtılan bir lütuf olmadığı, eleştiriden arındırılmış bir gerçeklik dayatmasının sanatın özüne aykırı olduğu belirtildi.</p><h3><strong>Sinemacılar Bakanlığa sordu</strong></h3><p>Sanatsal ifade özgürlüğünün anayasal bir hak olduğu hatırlatılan açıklamada, Kültür ve Turizm Bakanlığına şu sorular yöneltildi:</p><p>Telefon görüşmelerindeki ifadeler ile resmi karardaki gerekçelerin farklı olması, sansür uygulamalarının örtük şekilde yapılmasının sıradan bir uygulamasına mı döndü?</p><p>Filmi teknik açıdan yeterli bulmayan ve senaryoya uygunluğunu tartışan kurul, belgesel sinema alanında mesleki yeterlilik ve uzmanlığı olan kişilerden mi oluşuyor?</p><p>Filmin teknik yetersizliğinden kasıt nedir ve hangi standartlara dayandırılarak bu yargıya varılmıştır?</p><p>Bir filmde politik eleştiri yapılması kurula göre filmin yetersizliğine mi işaret ediyor?</p><p>Açıklamada Kültür ve Turizm Bakanlığı bu soruları cevaplamaya, sansür kararlarını geri çekmeye ve mağduriyetleri gidermeye davet edilirken, “Filmleri sansürlenen ve gösterimi engellenen meslektaşlarımızın yanında olduğumuzu kamuoyuna saygıyla duyururuz” vurgusu yapıldı.</p><h3><strong>Bildiriye imza atan kurumlar</strong></h3><p>Altyazı Sinema Derneği, Documentarist İstanbul Belgesel Günleri, FilmAmed Belgesel Film Festivali, İşçi Filmleri Festivali, KUDA - Kurgucular Dayanışması, Özgürlük için Sanat İnisiyatifi, Özgür Sanat Meclisi, Seyri Sokak, Sine-Sen, Zîn Kolektif.</p><h3><strong>Bildiriye imza atan isimler</strong></h3><p>Adil Okay (Yazar), Adnan Akdağ (Ses Tasarımcısı), Adnan Tataroğlu (Fotoğraf Sanatçısı &amp; Eğitimci), A. Haluk Ünal (Hikaye Anlatıcısı &amp; Yönetmen), Ahmet Asan (Eğitimci), Ahmet Gürata (Öğretim Üyesi), Ali Ergül (Yönetmen), Ali Taner Baltacı (Yönetmen), Alper Şen (Yönetmen), Aram Dildar (Yönetmen), Arda Kavaklıoğlu (Oyuncu), Arîn İnan Arslan (Yönetmen), Arzu Filiz Güngör (Fotoğrafçı), Aslı Filiz (Yapımcı), Asya Leman (Kurgucu &amp; Görsel Sanatçı &amp; Yönetmen), Atlas Hakan Özel (Turizm), Ayça Çiftçi (Sinema Yazarı &amp; Akademisyen), Aykan Özener (Emekli Akademisyen), Aylin Kuryel (Akademisyen &amp; Sinemacı), Aysel Altun (Emekli), Ayşe Ayben Altunç (Yönetmen), Ayşe Çetinbaş (Belgeselci), Aynur Özbakır (Belgesel Yönetmeni &amp; Kurgucu), Aziz Akal (Belgesel Sinemacı), Azra Deniz Okyay (Yönetmen &amp; Senarist &amp; Prodüktör), Bahadır Karataş (Film Yönetmeni), Bahar Saner (Fotoğrafçı), Belmin Söylemez (Yönetmen), Berat İlk (Yapımcı &amp; Yönetmen), Berke Baş (Belgesel Sinemacı), Berna Güler (Editör), Berrak Samur (Yönetmen), Bilge Taş (Film Festivalleri Araştırmacısı &amp; Eski Festival Organizatörü), Burhan Ökmen, Bülent Boral (Yönetmen), Can Candan (Belgesel Sinemacı &amp; Akademisyen), Can Memiş (Sanat eleştirmeni &amp; Sosyolog), Canan Şeten Kesik (Öğretmen), Ceylan Özgün Özçelik (Yönetmen), Cihad İlbaş (Yönetmen), Çağıl Kaya (Müzisyen), Çayan Demirel (Belgesel Sinemacı), Çınar Doğan (Sinema Emekçisi), Defne Halman (Oyuncu), Deniz Büyükkırlı (Senarist), Deniz Yeşil (Belgesel Sinemacı), Derya Sağlam (Tiyatro), Dilan Engin (Yönetmen), Dilek Metin Sert (Kültür-Sanat Emekçisi), Diren Keser (Gazeteci &amp; Yönetmen), Ebru Aksoy (Belgeselci), Ekrem Buğra Büte (Sinema Yazarı), Elif Ergezen (Belgesel Sinemacı), Emin Alper (Yönetmen), Emin Altan (Emekli), Emine Emel Balcı (Yönetmen), Emine Kart (Fotoğrafçı), Enis Rıza Sakızlı (Belgesel Sinemacı), Eren Kahraman (Sinemacı), Erhan Örs (Kurgucu), Erol Mintaş (Yönetmen &amp; Senarist), Ertuğrul Mavioğlu (Belgesel Yönetmeni), Evrim Kaya (Sinema Yazarı), Eylem Şen (Belgesel Sinemacı), Faruk Uysal, Fatih Pınar (Belgesel Sinemacı), Fatin Kanat (Yönetmen), Feryal Saygılıgil (Akademisyen), Fırat Yücel (Sinema), Funda Alp (Senarist), Gök Akyel (Sinemacı), Gökhan Aktar (Sınıf Öğretmeni), Gökhan Yolcu (Fotoğraf Sanatçısı), Gül Büyükbeşe (Belgesel Sinemacı), Güliz Sağlam (Yönetmen), Gülsevil Tüzün (Emekli Araştırmacı), Gürşat Özdamar (Yönetmen), Hakan Barçın (Belgesel Sinemacı), Hakan Bozyurt (Avukat), Hakan Gönüllü (Emekli), Halil Yetiş (Yönetmen), Hande Yelke (Yönetmen), Haşmet Topaloğlu (Yapımcı &amp; Yönetmen), Hebun Polat (Yönetmen), Hevi Nimet Gatar (Yönetmen &amp; Doktora Öğrencisi), Hilmi Etikan (Belgesel Sinemacı), Hülya Üçpınar (Hukukçu), Hüseyin Yılmaz (Fotoğrafçı), İmre Azem (Belgeselci), İz Öztat (Sanatçı), Jeyan Kader Gülşen (Film Yönetmeni), Kazım Gündoğan (Belgesel Sinemacı), Kazim Taşkın (Reji Asistanı), Kemal Alptekin, Kemal Çavuşoğlu (Biyolog), Koray Kesik (Görüntü Yönetmeni), Korkut Akın (Yönetmen &amp; Eleştirmen), Kutbettin Cebe (Belgeselci), Lisa Çalan (Sinemacı), M. Selma Özinanır (Yapımcı &amp; Yönetmen), Mahmut Wenda Koyuncu (Belgesel Yönetmeni &amp; Kürator), Medet Dilek (Belgesel Sinemacı), Mehmet Emin İsi (Sinemacı), Mehmet Özer (Fotoğrafçı &amp; Şair), Mehmet Sait Şan (Sanat Yönetmeni), Melek Ulagay Taylan, Melis Birder (Belgeselci), Merve Yıldıran (Yazar &amp; Yönetmen), Metin Avdaç (Yönetmen), Metin Ewr (Senarist &amp; Yönetmen), Metin V. Bayrak (Felsefeci), Mihriban Sezen (Belgesel Yönetmeni), Mizgin Arslan (Yönetmen &amp; Child Therapist), Munevvet Antczak (Mimar), Murat Ayman (Yönetmen), Mustafa Ünlü (Belgesel Sinemacı), Müslüm Kabadayı (Eğitimci Yazar), Müzeyyen Esmer (Emekli), Nadir Öperli (Yapımcı), Namık Koçak (Gazeteci), Nalan Barbarosoğlu (Yazar), Nalan Sakızlı (Belgesel Sinemacı), Nazım Dikbaş (Çevirmen), Nazmi Kırık (Oyuncu), Necati Sönmez (Sinema), Neşet Kutluğ (Emekli), Nevruzham Orhon (Sigortacı, Emekli), Nezahat Gündoğan (Belgesel Film Yönetmeni), Nil Kural (Sinema Yazarı), Nilgün Yoldaş, Nursen Kadayıfçıoğlu (Hekim &amp; Fotoğraf Sanatçısı), Nurten Gül (Emekli Memur), Oktay İnce (Belgeselci), Onur Metin (Gazeteci), Orhan Eskiköy (Yönetmen), Orhan Toraman (Yönetmen), Osman Bayraktaroğlu (Kurgucu), Ozan Çağlar (Yönetmen), Ömer Leventoğlu (Sinemacı), Ömer Tuncer (Belgeselci), Önder Esmer (Belgesel Yönetmeni), Önder Sertçelik (Öğretmen), Özcan Alper (Yönetmen), Özcan Vardar (Kurgucu), Özcan Yaman (Gazeteci), Özkan Küçük (Yönetmen), Özlem Sarıyıldız (Belgesel Filmci), Özgün Gündüz (Yapımcı &amp; Yönetmen), Paşa İmrek (Belgesel Fotoğrafçı), Pelin Esmer (Yönetmen &amp; Senarist), Pınar Kula (Yardımcı Yönetmen), Rabar Ibrahim Hama Ali (Director), Refik Akay, Rengin Azizoğlu (Gazeteci), Reyan Tuvi (Belgesel Sinemacı), Rezan Kaya (Oyuncu), Rojhilat Aksoy (Festival Koordinatörü), Rûken Tekeş (Yönetmen), Selen Çatalyürekli (Belgesel Sinemacı), Semih Dindar (Gazeteci &amp; Belgesel Sinemacı), Senem Aytaç (Sinema Yazarı), Seray Genç (Sinema Yazarı), Serpil Gönüllü (Emekli), Serra Akcan (Fotoğrafçı &amp; Videografiker), Sevinç Koçak (Editör), Seyhan Akın (Yönetmen), Sezgin Türk (Yapımcı &amp; Yönetmen), Sibel Tekin (Belgesel Sinemacı &amp; Video Aktivist), Sibil Çekmen (Akademisyen), Sidar İnan Erçelik (Yönetmen), Somnur Vardar (Yönetmen), Sonay Ban (Akademisyen &amp; Araştırmacı), Soner Sert (Yönetmen), Sumru (Belgesel Sinema Çalışanı), Suzan Demir (Sinema Eleştirmeni &amp; Gazeteci), Süleyman Karaaslan (Ses Kurgucusu), Şeyla Korkut (Belgesel Sinemacı), Şirin Bahar Demirel (Yönetmen), Şehbal Şenyurt Arınlı (Belgesel Sinemacı), Şirin Erensoy (Akademisyen), Taban Celali (Yönetmen), Tamer Temel (Müzisyen), Tahir Ün (Görsel Sanatçı), Tatlıhan Tuncel (Kurgucu), Tayfur Kesik (Fotoğrafçı), Tekin Süllü (Arkeolog &amp; Sanat Tarihçisi), Tevfik Hoş (Belgesel Yönetmeni &amp; Yerbilimci), Tülin Erarslan (Belgesel Sinemacı), Ulaş Tosun (Belgesel Yönetmeni), Ü. Ufuk Tosun (Aktör &amp; Menajer &amp; Cast direktörü), Ümit Kıvanç (Belgesel Sinemacı), Yalçın Çıdamlı (Emekli), Yağız Köksal (Animatör), Yasemin Ertorun (Oyuncu), Yasemin Mirik (Fotoğraf Sanatçısı), Yasin Ali Türkeri (Yönetmen), Yusuf Aslan (Fotoğrafçı), Yücel Tunca (Fotoğrafçı), Yücel Ünlü (Yönetmen), Zafer Ayden (Sinema Emekçileri Sendikası Denetim Üyesi), Zeynep Dadak (Yönetmen), Zeynep Dinsel (Oyuncu), Zeynep Ünal (Yapımcı), Zekican Sarısoy (Sinema Yazarı), Zöhre Temur (Öğretmen).</p>]]></content:encoded>
      <category><![CDATA[Sansür ve Yasaklar]]></category>
      <author><![CDATA[Bağımsız Sinemacılar]]></author>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 07:54:54 GMT</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kapadokya’daki tahribatı eleştiren filme desteğini faiziyle geri isteyen bakanlığa tepki: 200’ü aşkın imza]]></title>
      <link>https://bagimsizsinemacilar.com/haber/kapadokyadaki-tahribati-elestiren-filme-destegini-faiziyle-geri-isteyen-bakanliga-tepki-200u-askin-imza</link>
      <guid isPermaLink="true">https://bagimsizsinemacilar.com/haber/kapadokyadaki-tahribati-elestiren-filme-destegini-faiziyle-geri-isteyen-bakanliga-tepki-200u-askin-imza</guid>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanlığı Bingöl Elmas’ın Kapadokya’daki kültürel hafızayı, yerel tarihi ve çevre mücadelesini konu alan “Şiirli Oda’nın İzinde” adlı belgesel filminden desteğini çekti, verdiği yapım desteğini faiziyle geri istedi. Aralarında meslek örgütlerinin de bulunduğu 200’ü aşkın imzayla bakanlık sansür kararlarını geri çekmeye çağrıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><a target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow" class="text-amber-gold underline underline-offset-4 hover:text-amber-light" href="https://haber.sol.org.tr/haber/kapadokyadaki-tahribati-elestiren-filme-destegini-faiziyle-geri-isteyen-bakanliga-tepki-200u">Kapadokya’daki tahribatı eleştiren filme desteğini faiziyle geri isteyen bakanlığa tepki: 200’ü aşkın imza | soL haber</a></p><img class="rounded-xl border border-white/10 shadow-2xl max-w-full my-6 mx-auto block" src="https://haber.sol.org.tr/sites/default/files/styles/972x648/public/images/content/article/2026/08/19/kapadokya.jpg.webp?h=c6980913&amp;itok=feIVfBVo" alt=""><p><strong>Haber Merkezi</strong></p><p><span>Yayın Tarihi:&nbsp;19.08.2026 , 17:07</span></p><p>Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü, yönetmen Bingöl Elmas’ın Kapadokya’daki tahribatı eleştiren “<strong>Şiirli Oda’nın İzinde</strong>” adlı belgeseline verilen desteği faiziyle geri istedi.</p><p>İki yüzü aşkın sinemacı, sanatçı, akademisyen ve meslek örgütünün imzasını attığı bir açıklamayla Bakanlığa seslenen sinemacılar sansürcü uygulamalara son verilmesi çağrısında bulundu.</p><p>Açıklamada kamu desteklerinin, eserlerin tesliminden sonra "<strong>politik gerekçelerle</strong>" faiziyle geri istenmesinin ekonomik baskı yoluyla sektörü otosansüre zorlayan <strong>sistematik bir gözdağı ve cezalandırma yöntemine dönüştüğü</strong> vurgulandı.</p><p>Bağımsız Sinemacılar tarafından hazırlanıp imzaya açılan açıklamada, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün yönetmen Bingöl Elmas’ın Kapadokya’daki kültürel hafızayı, yerel tarihi ve çevre mücadelesini konu alan "Şiirli Oda’nın İzinde" adlı belgesel filmini “<strong>başvuru dosyasında yer alan senaryo ve yaklaşım metniyle uyumlu olmadığı</strong>” ve “<strong>teknik açıdan yeterli bulunmadığı</strong>” gerekçeleriyle reddederek film için verdiği yapım desteğini faizi ile geri istediği aktarıldı.</p><img class="rounded-xl border border-white/10 shadow-2xl max-w-full my-6 mx-auto block" src="https://haber.sol.org.tr/sites/default/files/inline-images/124484.jpg"><p>Yönetmen Bingöl Elmas</p><p>Bakanlık tarafından iletilen resmi evrakta her ne kadar karara gerekçe olarak bu şartlar öne sürülse de yönetmenin yetkililerle yaptığı <strong>sözlü görüşmelerde belgeselin “politik bulunması” ve Kapadokya’daki tahribata yönelik Kültür ve Turizm Bakanlığı’nı hedef alan eleştiriler içermesi nedeniyle kabul edilmediğinin</strong> dile getirildiği belirtildi. Açıklamada, bu durumun “resmi yazılı gerekçelerin birer kılıftan ibaret olduğunu gözler önüne serdiği” kaydedildi.</p><p>Bakanlığın yasakçı/sansürcü politikalarının ilk örneğinin bu olmadığı ifade edilen açıklamada “Sınıflandırma yoluyla gösterim imkânlarının kısıtlanması ve hatta açıkça uygulanan gösterim yasaklarıyla yıllardır karşılaşıyoruz. Son yıllarda birbiri ardına Rojbash, Kanun Hükmü, ve Oy'una Geldik filmlerine getirilen yasaklamalar sinemacıları hizaya çekmeye çalışan aynı sansürcü siyasetin örnekleridir” denildi.</p><h1><strong>Destek süreçlerinde yıllardır kanıksanan sansür/otosansür</strong></h1><p>Açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p><blockquote><p>Bingöl Elmas’ın yaşadığı ise; proje destek süreçlerine ilişkin tarafsızlık şüpheleri ve politik gerekçelerle ‘kara listeye alınmış’ sinemacıların Sinema Destekleme Kurulundaki meslek birliği üyelerine söz hakkı tanınmaksızın değerlendirme dışı bırakıldıkları iddiaları bir yana, destek mekanizmasıyla ilgili şu sorunları da görünür kılıyor: resmi gerekçelerle asıl gerekçelerin uyuşmazlığı, değerlendirme kriterlerinin ve yönteminin keyfiliği, kurulların şeffaflıktan yoksun oluşu.”</p></blockquote><p>İmzacılar bu vakanın, bakanlığın sinema filmi destek süreçlerinde yıllardır süregelen ve kanıksanan sansür/otosansür mekanizmalarını kamusal olarak tartışmaya vesile olmasını umduklarını belirtti.</p><h1><strong>Kamu kaynaklarıyla sağlanan sinema destekleri bir lütuf değil</strong></h1><p>Kamu desteklerinin, eserlerin tesliminden sonra “politik gerekçelerle” faiziyle geri istenmesinin “ekonomik baskı yoluyla sektörü otosansüre zorlayan sistematik bir gözdağı ve cezalandırma yöntemi”ne dönüştüğü vurgulanan açıklamada “Oysa düşünce ve sanatsal ifade özgürlüğü anayasal bir haktır. Bunu korumak ve güvence altına almak her şeyden önce devlet kurumlarına düşen bir görev ve sorumluluktur” diye belirtildi.</p><p>Eleştiriden arındırılmış, tahrif edilmiş bir gerçeklik dayatmasının sanatın özüne aykırı olduğunu vurgulayan imzacılar kamu kaynaklarıyla sağlanan sinema desteklerinin “iktidarların ya da bürokratların kişisel veya siyasi beğenilerine göre dağıtılan bir lütuf” olmadığının altını çizdi.</p><h1><strong>'Senaryonun birebir aynı kalması beklenemez'</strong></h1><p>Belgesel sinemanın toplumsal olayları, kamusal politikaları ve kamu kurumlarının uygulamalarını özgün ve eleştirel bakış açılarıyla ele alabileceği kaydedilen açıklamada şöyle denildi:</p><blockquote><p>Çekim süreçleri bütünüyle öngörülebilir olmadığından filmin senaryosu başvuru dosyasındaki senaryodan farklılaşabilir, birebir aynı kalması beklenemez. Destek süreçlerinin şeffaf, nesnel, hesap verilebilir ve denetlenebilir ölçütlere dayanması; profesyonel ihtiyaçları ve zorunlulukları gözetmesi, her anlamda hakkaniyetli olması beklenir. Bu husus hem sanatçıların sanatsal özgürlüğüne ilişkin yasal güvence, hem de kamu idaresinin ciddiyetine duyulan güven açısından büyük önem taşır”.</p></blockquote><h1><strong>Bakanlığa sorular: Kurul kimlerden oluşuyor? Teknik yetersizlikten kasıt nedir?</strong></h1><p>Açıklamada bakanlığa şu sorular yöneltildi:</p><p>“- Telefon görüşmelerindeki ifadeler ile resmî karardaki gerekçelerin farklı olması, sansür uygulamalarının örtük şekilde yapılmasının sıradan bir uygulamasına mı döndü?<br>- Filmi teknik açıdan yeterli bulmayan ve senaryoya uygunluğunu tartışan kurul kimlerden oluşuyor; belgesel sinema alanında mesleki yeterlilik ve uzmanlığı olan kişilerden mi oluşuyor?<br>- Filmin teknik yetersizliğinden kasıt nedir? Hangi standartlara ve ölçütlere dayandırılarak bu yargıya varılmıştır?"<br>Bir filmde politik eleştiri yapılması kurula göre filmin yetersizliğine mi işaret ediyor?”</p><h1><strong>Sansür ve finansal baskı kıskacı</strong></h1><p>Kültür ve Turizm Bakanlığı’nı bu soruları cevaplamaya çağıran imzacılar ayrıca bakanlığı “genel olarak sanatsal üretime ve ifade özgürlüğüne yönelik her türlü sansür kararını geri çekmeye ve sinemacıların mağduriyetlerini gidermeye” davet etti.</p><p>Açıklamada “Filmleri sansürlenen ve gösterimi engellenen meslektaşlarımızın yanında olduğumuzu, sinemamızı sansür ve finansal baskı kıskacına teslim etmeyeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz” denildi.</p>]]></content:encoded>
      <category><![CDATA[Sansür ve Yasaklar]]></category>
      <author><![CDATA[Bağımsız Sinemacılar]]></author>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 07:52:04 GMT</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Selen Çatalyürekli]]></title>
      <link>https://bagimsizsinemacilar.com/haber/selen-catalyurekli</link>
      <guid isPermaLink="true">https://bagimsizsinemacilar.com/haber/selen-catalyurekli</guid>
      <description><![CDATA[Selen Çatalyürekli: Bingöl Elmas’a da, Türkiye’de belgesel sinemacı olarak üretim yapan bir meslektaşımıza, selam göndermek istiyorum.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><a target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow" class="text-amber-gold underline underline-offset-4 hover:text-amber-light" href="https://www.instagram.com/selen_catalyurekli/">https://www.instagram.com/selen_catalyurekli/</a></p><p><a target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow" class="text-amber-gold underline underline-offset-4 hover:text-amber-light" href="https://www.instagram.com/p/DcMEwljoH32/">https://www.instagram.com/p/DcMEwljoH32/</a></p><p>💪🏾 Saraybosna Film Festivali'nde Akbelen filmiyle, Docu Rough Cut Boutique - Movies That Matter Ödülü'nün sahibi oldular. Güzel bir yolculuk olsun. 🏆</p><p>Selen Çatalyürekli: Bingöl Elmas’a da, Türkiye’de belgesel sinemacı olarak üretim yapan bir meslektaşımıza, selam göndermek istiyorum.</p><p>Video: Duygu Serin (@duyguserin)</p>]]></content:encoded>
      <category><![CDATA[Destek veren yönetmenler]]></category>
      <author><![CDATA[Bağımsız Sinemacılar]]></author>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 08:26:19 GMT</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bağımsız Sinemacıların Açıklaması  İnternet Üzerinden İmza'ya açıldı.]]></title>
      <link>https://bagimsizsinemacilar.com/haber/bagimis-sinemacilarin-aciklamasi-interenet-uzerinden-imzaya-acildi</link>
      <guid isPermaLink="true">https://bagimsizsinemacilar.com/haber/bagimis-sinemacilarin-aciklamasi-interenet-uzerinden-imzaya-acildi</guid>
      <description><![CDATA[İçinde yönetmen,akademisyen ve meslek örgütlerinin ıslak imzası olan 200 aşkın imza toplanması sonrasında İnternet üzerinden "İnternet İmzası" kamuoyuna açıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Daha çok insanın konuyla ilgili duyarlılığını göstermesi ve tarihe bir iz bırakması için;</p><p><a target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow" class="text-amber-gold underline underline-offset-4 hover:text-amber-light" href="https://bagimsizsinemacilar.com/manifesto">https://bagimsizsinemacilar.com/manifesto</a></p><p>Adresinden "internet imzası" vermeye davet ediyoruz.</p>]]></content:encoded>
      <category><![CDATA[Destek veren yönetmenler]]></category>
      <author><![CDATA[Bağımsız Sinemacılar]]></author>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 07:56:27 GMT</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanlığının ceza kestiği Kurak Günler, Netflix'e geliyor]]></title>
      <link>https://bagimsizsinemacilar.com/haber/kultur-ve-turizm-bakanliginin-ceza-kestigi-kurak-gunler-netflixe-geliyor</link>
      <guid isPermaLink="true">https://bagimsizsinemacilar.com/haber/kultur-ve-turizm-bakanliginin-ceza-kestigi-kurak-gunler-netflixe-geliyor</guid>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın çekimleri için verdiği destek fonunu ‘faiziyle’ geri istediği Emin Alper’in "Kurak Günler" filmi 19 Mayıs’ta Netflix’te gösterilmeye başlanacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><a target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow" class="text-amber-gold underline underline-offset-4 hover:text-amber-light" href="https://www.evrensel.net/haber/488041/kultur-ve-turizm-bakanliginin-ceza-kestigi-kurak-gunler-netflixe-geliyor">https://www.evrensel.net/haber/488041/kultur-ve-turizm-bakanliginin-ceza-kestigi-kurak-gunler-netflixe-geliyor</a></p><p>Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın çekimleri için verdiği destek fonunu ‘faiziyle’ geri istediği ve dünya prömiyerini 75. Cannes Film Festivali’nde yapan Emin Alper’in ‘Kurak Günler’ filmi 19 Mayıs’ta Netflix’te izleyiciyle buluşacak.</p><p>Başrollerinde Selahattin Paşalı ve Ekin Koç’un yer aldığı film, bir süredir kuraklık sorunuyla boğuşan Yanıklar kasabasına yeni atanan genç savcı Emre ile belediye başkanı Selim, yerel gazeteci Murat ve kasaba halkı arasında yaşanan çekişmeleri konu alıyor.</p><h3><strong>BAKANLIK VERİLEN HİBEYİ FAİZİYLE GERİ İSTEMİŞ, FİLM İSE GİŞE REKORU KIRMIŞTI</strong></h3><p>Altın Portakal'da En İyi Yönetmen Ödülü dahil dokuz ödül alan Kurak Günler'in yönetmeni Emin Alper, 8 Ekim'deki ödül törenindeki konuşmasıyla izleyicilerinin gönlünde bir kez daha taht kurdu. İktidarı ve iktidar medyasını rahatsız eden konuşmada Alper, Boğaziçi Direnişi'ne ve Gezi Davasında tutuklananlara selam gönderdi.</p><p>Konuşmanın ardından iktidara yakın medya derhal harekete geçti. Sabah gazetesi, "Devletten para alıp devlete çakan ikiyüzlüler” diye manşet attı. Aydınlık gazetesi de “Altın Portakal Washington portakalı oldu” başlığını kullandı. Hedef gösterme haberlerinde devlet desteğinin geri alınması istendi.</p><p>Emin Alper ise bu söylemlere "Kültür Bakanlığı Sinema Destekleme Fonu biat karşılığında verilen ulufe değil, sinema seyircilerinin aldıkları biletlerden kesilen rüsumlarla, yani hepimizin vergileriyle oluşturulmuş bir fondur" sözleri ile yanıt vermişti.</p><p>Filme, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın verdiği fon yardımını “senaryonun değiştirildiği” iddiasıyla faiziyle birlikte geri istemesi büyük tepki çekmişti. Onlarca yapımcı, yönetmen, senarist ve oyuncunun Bakanlık’a tepki gösteren bildiriye imza atmasının ardından filme yönelik destek gişelere de yansımıştı. Emin Alper, sosyal medya hesabından “#KurakGünler, açılış haftasonunda sinemalarda 51.371 kişi tarafından izlendi. Filmimize gösterdiğiniz yoğun ilgi için çok teşekkürler. #BurningDays #EminAlper” notuyla bir teşekkür videosu yayımlamıştı.</p>]]></content:encoded>
      <category><![CDATA[Sansür ve Yasaklar]]></category>
      <author><![CDATA[Bağımsız Sinemacılar]]></author>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 10:29:03 GMT</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kürtçe 'Rojbash' filmi yine yasaklandı]]></title>
      <link>https://bagimsizsinemacilar.com/haber/kurtce-rojbash-filmi-yine-yasaklandi</link>
      <guid isPermaLink="true">https://bagimsizsinemacilar.com/haber/kurtce-rojbash-filmi-yine-yasaklandi</guid>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 2 yıl önce yasaklanan ancak 2026 yılı başında mahkeme kararıyla gösterim yasağı kaldırılan 'Rojbash' filmi yeniden yasaklandı. İstinaf mahkemesi, filmi serbest bırakan kararı kaldırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><a target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow" class="text-amber-gold underline underline-offset-4 hover:text-amber-light" href="https://www.evrensel.net/haber/5981159/kurtce-rojbash-filmi-yine-yasaklandi">https://www.evrensel.net/haber/5981159/kurtce-rojbash-filmi-yine-yasaklandi</a></p><p>Yönetmenliğini Özcan Küçük’ün yaptığı Kürtçe film 'Rojbash' yeniden yasaklandı.</p><p>Film, 2024 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığının "Ticari dolaşıma ve gösterime uygun değildir" kararıyla fiilen yasaklanmıştı. Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneğinin (MLSA) hukuki desteğiyle açılan dava sonucu Ankara 3. İdare Mahkemesi, 2026 yılı başında yasağın hukuka aykırı olduğuna hükmetmişti. Böylece gösterim yasağı ortadan kalmıştı. Karara itiraz eden bakanlık ise isinafa başvurmuştu.&nbsp;</p><p></p><img class="rounded-xl border border-white/10 shadow-2xl max-w-full my-6 mx-auto block" src="https://www.evrensel.net/images/330/upload/dosya/333503.jpg" alt="Mahkemeden karar: Kürtçe film &quot;Rojbash&quot; üzerindeki yasak kaldırıldı"><p><a target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow" class="text-amber-gold underline underline-offset-4 hover:text-amber-light" href="https://www.evrensel.net/haber/5970142/mahkemeden-karar-kurtce-film-rojbash-uzerindeki-yasak-kaldirildi"><strong>Mahkemeden karar: Kürtçe film "Rojbash" üzerindeki yasak kaldırıldı</strong></a></p><p></p><h3><strong>"Devletin yürüttüğü mücadele itibarsızlaştırılıyor" gerekçesi</strong></h3><p>MLSA’nın&nbsp;<a target="_blank" rel="noopener" class="text-amber-gold underline underline-offset-4 hover:text-amber-light" href="https://www.mlsaturkey.com/tr/istinaf-toplumsal-hassasiyeti-savundu-rojbash-filmine-gosterim-yasagini-geri-getirdi">haberine göre</a>, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi, yürütmenin durdurulması talebi hakkında ayrıca karar vermeden doğrudan esasa girerek davayı sonuçlandırdı. İstinaf mahkemesi, bakanlığın başvurusunu kabul ederken filmin yönetmeni Özkan Küçük’ün 100 bin TL maddi ve 400 bin TL manevi tazminat taleplerini de reddetti.</p><p>Bakanlığın idari işleminde hukuka aykırılık bulunmadığına hükmeden mahkeme, verdiği kararda filmde yer alan bazı sahne ve diyalogların "toplumda ayrışmaya yol açabilecek" nitelikte olduğunu savundu.&nbsp;"Toplumsal hassasiyetlerin gözetilmediği" öne sürülen kararda, filmde, "PKK’ye yönelik yürütülen terörle mücadelenin haksız olduğu yönünde bir algı oluşturulduğu" ve "devletin yürüttüğü mücadelenin itibarsızlaştırıldığı" yönünde değerlendirmeler de yer aldı.</p><p>Karara karşı Danıştaya temyiz yolu açık olduğu kaydedildi.</p><h3><strong>Veysel Ok: Kararın kendisi ayrımcı</strong></h3><p>MLSA Eş Direktörü Veysel Ok ise karara ilişkin yaptığı değerlendirmede, “İstinaf mahkemesinin ‘toplumsal hassasiyet’ dediği şeyin ne olduğu açık: Kürtçe. ‘Toplumda ayrışmaya yol açar’ gerekçesiyle yasağı geri getiren bu kararın kendisi ayrımcı bir yaklaşımı yansıtıyor” dedi.</p><p>Ok ayrıca, "Böyle bir yasak, yalnızca bir filmin gösterimini engellemez; ifade ve sanat özgürlüğüne yönelik müdahaleyi devam ettirir ve bu zarar sonradan telafi edilemez. Mahkeme bu yönü hiç dikkate almadı" dedi.</p>]]></content:encoded>
      <category><![CDATA[Sansür ve Yasaklar]]></category>
      <author><![CDATA[Bağımsız Sinemacılar]]></author>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 09:06:34 GMT</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yönetmen Bingöl Elmas’ın yanındayız.]]></title>
      <link>https://bagimsizsinemacilar.com/haber/yonetmen-bingol-elmasin-yanindayiz</link>
      <guid isPermaLink="true">https://bagimsizsinemacilar.com/haber/yonetmen-bingol-elmasin-yanindayiz</guid>
      <description><![CDATA[Yönetmen Bingöl Elmas’ın yaşadığı hukuksuzluğa ilişkin Yönetim Kurulu Üyemiz İsmail Doğan, sendikamız adına değerlendirmelerde bulundu.

Bingöl Elmas’ın yanındayız!]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yönetmen Bingöl Elmas’ın yaşadığı hukuksuzluğa ilişkin Yönetim Kurulu Üyemiz İsmail Doğan, sendikamız adına değerlendirmelerde bulundu.</p><p>Bingöl Elmas’ın yanındayız!</p><p>Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü, yönetmen Bingöl Elmas’ın Kapadokya’daki doğa tahribatını anlattığı “Şiirli Oda’nın İzinde” belgeseli için daha önce sağladığı 175 bin liralık yapım desteğini, filmin “politik” olduğu gerekçesiyle faiziyle geri istedi.</p><p>bianet’e konuşan Elmas, son dönemde filmlerin teknik kriterler yerine içerikleri üzerinden değerlendirildiğini söylerken, Sinema Emekçileri Sendikası (Sine-Sen) kararın bağımsız sinemacılar üzerindeki sansür ve otosansür baskısını artırdığını belirtti.</p><p>“Önceden teknik açıdan bakılırdı”<br>Daha önce de Sinema Genel Müdürlüğü’nün yapım desteklerinden yararlandığını belirten Elmas, bu süreçte değerlendirme kriterlerinin değiştiğini söyledi. Elmas, geçmişte belgesellerin ağırlıklı olarak teknik açıdan değerlendirildiğini, ancak son yıllarda içeriklerin de değerlendirme kapsamına alındığını söyledi.</p><p>“Şimdiye kadar belgesel sinemada benim tanık olduğum kadarıyla filmler teknik olarak değerlendirilirdi. Siyah ekran kalmıştır, altyazı okunmuyordur gibi teknik eksikliklere bakılırdı. Son yıllarda ise filmin içeriği değerlendirmeye dahil ediliyor.”</p><p>“Gerçekliği anlattım”<br>Belgeselini tamamlayarak teslim ettiğini anlatan Elmas, uzun süre kendisine herhangi bir geri dönüş yapılmadığını, daha sonra telefonla aranarak filmin kabul edilmediğinin bildirildiğini söyledi.</p><p>“Ben teknik bir sorun söyleyeceklerini düşündüm aradıklarında. CD açılmadı ya da teknik bir aksaklık vardır diye bekliyordum. Ama bana ‘Filminiz politik bulundu’ dediler.”</p><p>Telefon görüşmesinin ardından Sinema Genel Müdürlüğü yetkililerine ulaşmaya çalıştığını belirten Elmas, uzun uğraşlar sonucunda bir genel müdür yardımcısıyla görüşebildiğini söyledi.</p><p>Elmas, görüşmede kendisine filmde Kapadokya’da yaşananlarla ilgili Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Kapadokya Alan Başkanlığı’nın sorumlu tutulmasının kabul edilmeyeceğinin söylendiğini aktardı.</p><p>“Bana, ‘Filminizde Kapadokya’daki olan bitenlerle ilgili bakanlığımızı sorumlu tutuyorsunuz. Alan Başkanlığımızı muhatap olarak gösteriyorsunuz. Bu bizim kabul edeceğimiz bir şey değil’ dediler. Ben ise bir yurttaş olarak yaşanan gerçekliği anlattığımı söyledim.”</p><p>Filmde yer alan karakterin Kapadokya’daki yol çalışmalarına karşı mücadele eden bir yurttaş olduğunu belirten Elmas, belgeselin yaşanan süreci olduğu gibi aktarmayı amaçladığını söyledi.</p><p>“Yeniden değerlendirme talebimiz reddedildi”<br>Filmin yeniden değerlendirilmesi için başvuruda bulunduğunu söyleyen Elmas, bu talebinin kabul edilmediğini belirtti.</p><p>“Elbette en azından başvuruyu kabul edin, kurul değerlendirsin dedim. Ama o kapı bize tamamen kapalıydı. Bize sadece ödedikleri parayı faiziyle geri ödemek dışında bir seçenek bırakmadılar.”</p><p>“Resmi yazı geç geldi, faiz işlemeye devam etti”<br>Destek kararının iptal edildiğine ilişkin resmi yazının kendisine aylar sonra ulaştığını belirten Elmas, kararın gecikmeli bildirilmesine rağmen faizin desteğin ödendiği tarihten itibaren işletildiğini söyledi.</p><p>Filmi sözleşmede öngörülen iki yıllık süre dolmadan tamamlayıp teslim ettiğini belirten Elmas, “Ben filmi bir yıl içinde teslim ettim. Çünkü kalan ödemeyi alabilmek için bunu yapmak zorundaydım. Ama karar bana iki-üç ay sonra bildirildi. O süre boyunca faiz işlemeye devam etti” dedi.</p><p>Faiz uygulamasına tepki gösteren Elmas, “Ödeme yapılırken enflasyon karşısında değeri eriyen bir para söz konusu. Ama geri istenirken gün hesabıyla faiz uygulanıyor” diye konuştu.</p><p>“Bu sadece benim meselem değil”<br>Süreç içerisinde başka yönetmenlerin de benzer uygulamalarla karşılaştığını öğrendiğini belirten Elmas, bazı filmlerin belirli sahneler çıkarılması koşuluyla kabul edildiğini, bazı yönetmenlerin ise yaşadıkları sorunları kamuoyuna taşımadığını söyledi.</p><p>Sinemacıların yaşadıkları süreçleri paylaşmasının önemli olduğunu vurgulayan Elmas, “Daha fazla geri çekilmemiz isteniyor, çekildikçe bize alan kalmıyor” dedi.</p><p>Sinemacıların ekonomik olarak kırılgan koşullarda üretim yaptığını belirten Elmas, desteklerin geri istenmesinin yalnızca film üretimini değil, yönetmenlerin yaşamlarını da etkileyebileceğini söyledi.</p><p>“Türkiye’de sinemacılar ekonomik olarak güçlü değiller. En ufak bir müdahale her şeyi altüst edebilir. Siz sadece üretimi değil, insanların hayatını da altüst ediyorsunuz. Bu birçok kişiye gözdağı vermek anlamına geliyor.”</p><p>Sine-Sen: Bağımsız sinemacılar üzerindeki baskı artıyor<br>Sine-Sen üyesi İsmail Doğan, bianet’e yaptığı açıklamada Bingöl Elmas’ın yaşadığı sürecin son dönemde bağımsız sinemacıların karşı karşıya kaldığı uygulamalardan biri olduğunu söyledi.</p><p>“Bingöl Elmas’ın yaşadığı süreç, son dönemde bağımsız sinemacıların karşı karşıya kaldığı uygulamalardan yalnızca biri. İçerik gerekçesiyle desteklerin geri istenmesi ya da filmlerde değişiklik talep edilmesi yönetmenleri otosansüre itiyor ve bu da bağımsız sinema üretimini doğrudan etkiliyor.”</p><p>Destek mekanizmalarının işleyişini eleştiren Sine-Sen üyesi, kamusal desteklerin bir sansür aracına dönüşme riskine dikkat çekti.</p><p>bianet, Bingöl Elmas’ın yaşadıklarıyla ilgili değerlendirme almak için Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nü aradı. Santral üzerinden ilgili birimlere yönlendirme talebine rağmen haber yayına hazırlanırken kurumdan yetkili bir isimle görüşme sağlanamadı.</p><p><a target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow" class="text-amber-gold underline underline-offset-4 hover:text-amber-light" href="https://bianet.org/haber/gercekligi-anlattim-politik-dediler-bakanlik-yonetmene-verdigi-destegi-faizi-ile-geri-istedi-322285">https://bianet.org/haber/gercekligi-anlattim-politik-dediler-bakanlik-yonetmene-verdigi-destegi-faizi-ile-geri-istedi-322285</a></p>]]></content:encoded>
      <category><![CDATA[Sansür ve Yasaklar]]></category>
      <author><![CDATA[Bağımsız Sinemacılar]]></author>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 15:14:21 GMT</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Gerçekliği anlattım, 'politik' dediler": Bakanlık, yönetmene verdiği desteği faizi ile geri istedi]]></title>
      <link>https://bagimsizsinemacilar.com/haber/gercekligi-anlattim-politik-dediler-bakanlik-yonetmene-verdigi-destegi-faizi-ile-geri-istedi</link>
      <guid isPermaLink="true">https://bagimsizsinemacilar.com/haber/gercekligi-anlattim-politik-dediler-bakanlik-yonetmene-verdigi-destegi-faizi-ile-geri-istedi</guid>
      <description><![CDATA[*Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü, yönetmen Bingöl Elmas'ın Kapadokya'daki doğa tahribatını anlatan "Şiirli Oda'nın İzinde" belgeseli için sağladığı 175 bin liralık desteği, filmin "politik" bulunması gerekçesiyle faiziyle geri istedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü, yönetmen Bingöl Elmas’ın Kapadokya'daki doğa tahribatını anlattığı "Şiirli Oda'nın İzinde" belgeseli için daha önce sağladığı 175 bin liralık yapım desteğini, filmin “politik” olduğu gerekçesiyle faiziyle geri istedi.</p><p>bianet'e konuşan Elmas, son dönemde filmlerin teknik kriterler yerine içerikleri üzerinden değerlendirildiğini söylerken, Sinema Emekçileri Sendikası (Sine-Sen) kararın bağımsız sinemacılar üzerindeki sansür ve otosansür baskısını artırdığını belirtti.</p><p>"Önceden teknik açıdan bakılırdı"</p><p>Daha önce de Sinema Genel Müdürlüğü’nün yapım desteklerinden yararlandığını belirten Elmas, bu süreçte değerlendirme kriterlerinin değiştiğini söyledi. Elmas, geçmişte belgesellerin ağırlıklı olarak teknik açıdan değerlendirildiğini, ancak son yıllarda içeriklerin de değerlendirme kapsamına alındığını söyledi. </p><p>“Şimdiye kadar belgesel sinemada benim tanık olduğum kadarıyla filmler teknik olarak değerlendirilirdi. Siyah ekran kalmıştır, altyazı okunmuyordur gibi teknik eksikliklere bakılırdı. Son yıllarda ise filmin içeriği değerlendirmeye dahil ediliyor.”</p><p>"Gerçekliği anlattım"</p><p>Belgeselini tamamlayarak teslim ettiğini anlatan Elmas, uzun süre kendisine herhangi bir geri dönüş yapılmadığını, daha sonra telefonla aranarak filmin kabul edilmediğinin bildirildiğini söyledi.</p><p>“Ben teknik bir sorun söyleyeceklerini düşündüm aradıklarında. CD açılmadı ya da teknik bir aksaklık vardır diye bekliyordum. Ama bana ‘Filminiz politik bulundu’ dediler.”</p><p>Telefon görüşmesinin ardından Sinema Genel Müdürlüğü yetkililerine ulaşmaya çalıştığını belirten Elmas, uzun uğraşlar sonucunda bir genel müdür yardımcısıyla görüşebildiğini söyledi.</p><p>Elmas, görüşmede kendisine filmde Kapadokya’da yaşananlarla ilgili Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Kapadokya Alan Başkanlığı’nın sorumlu tutulmasının kabul edilmeyeceğinin söylendiğini aktardı.</p><p>“Bana, ‘Filminizde Kapadokya’daki olan bitenlerle ilgili bakanlığımızı sorumlu tutuyorsunuz. Alan Başkanlığımızı muhatap olarak gösteriyorsunuz. Bu bizim kabul edeceğimiz bir şey değil’ dediler. Ben ise bir yurttaş olarak yaşanan gerçekliği anlattığımı söyledim.”</p><p>Filmde yer alan karakterin Kapadokya’daki yol çalışmalarına karşı mücadele eden bir yurttaş olduğunu belirten Elmas, belgeselin yaşanan süreci olduğu gibi aktarmayı amaçladığını söyledi. </p><p>“Yeniden değerlendirme talebimiz reddedildi”</p><p>Filmin yeniden değerlendirilmesi için başvuruda bulunduğunu söyleyen Elmas, bu talebinin kabul edilmediğini belirtti.</p><p>“Elbette en azından başvuruyu kabul edin, kurul değerlendirsin dedim. Ama o kapı bize tamamen kapalıydı. Bize sadece ödedikleri parayı faiziyle geri ödemek dışında bir seçenek bırakmadılar.”</p><p>“Resmi yazı geç geldi, faiz işlemeye devam etti”</p><p>Destek kararının iptal edildiğine ilişkin resmi yazının kendisine aylar sonra ulaştığını belirten Elmas, kararın gecikmeli bildirilmesine rağmen faizin desteğin ödendiği tarihten itibaren işletildiğini söyledi.</p><p>Filmi sözleşmede öngörülen iki yıllık süre dolmadan tamamlayıp teslim ettiğini belirten Elmas, “Ben filmi bir yıl içinde teslim ettim. Çünkü kalan ödemeyi alabilmek için bunu yapmak zorundaydım. Ama karar bana iki-üç ay sonra bildirildi. O süre boyunca faiz işlemeye devam etti” dedi.</p><p>Faiz uygulamasına tepki gösteren Elmas, “Ödeme yapılırken enflasyon karşısında değeri eriyen bir para söz konusu. Ama geri istenirken gün hesabıyla faiz uygulanıyor” diye konuştu.</p><p>“Bu sadece benim meselem değil”</p><p>Süreç içerisinde başka yönetmenlerin de benzer uygulamalarla karşılaştığını öğrendiğini belirten Elmas, bazı filmlerin belirli sahneler çıkarılması koşuluyla kabul edildiğini, bazı yönetmenlerin ise yaşadıkları sorunları kamuoyuna taşımadığını söyledi.</p><p>Sinemacıların yaşadıkları süreçleri paylaşmasının önemli olduğunu vurgulayan Elmas, “Daha fazla geri çekilmemiz isteniyor, çekildikçe bize alan kalmıyor” dedi.</p><p>Sinemacıların ekonomik olarak kırılgan koşullarda üretim yaptığını belirten Elmas, desteklerin geri istenmesinin yalnızca film üretimini değil, yönetmenlerin yaşamlarını da etkileyebileceğini söyledi.</p><p>“Türkiye’de sinemacılar ekonomik olarak güçlü değiller. En ufak bir müdahale her şeyi altüst edebilir. Siz sadece üretimi değil, insanların hayatını da altüst ediyorsunuz. Bu birçok kişiye gözdağı vermek anlamına geliyor.”</p><p>Sine-Sen: Bağımsız sinemacılar üzerindeki baskı artıyor</p><p>Sine-Sen üyesi İsmail Doğan, bianet’e yaptığı açıklamada Bingöl Elmas’ın yaşadığı sürecin son dönemde bağımsız sinemacıların karşı karşıya kaldığı uygulamalardan biri olduğunu söyledi.</p><p>“Bingöl Elmas’ın yaşadığı süreç, son dönemde bağımsız sinemacıların karşı karşıya kaldığı uygulamalardan yalnızca biri. İçerik gerekçesiyle desteklerin geri istenmesi ya da filmlerde değişiklik talep edilmesi yönetmenleri otosansüre itiyor ve bu da bağımsız sinema üretimini doğrudan etkiliyor.”</p><p>Destek mekanizmalarının işleyişini eleştiren Sine-Sen üyesi, kamusal desteklerin bir sansür aracına dönüşme riskine dikkat çekti.</p><p>bianet, Bingöl Elmas’ın yaşadıklarıyla ilgili değerlendirme almak için Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nü aradı. Santral üzerinden ilgili birimlere yönlendirme talebine rağmen haber yayına hazırlanırken kurumdan yetkili bir isimle görüşme sağlanamadı.</p>]]></content:encoded>
      <category><![CDATA[Sansür ve Yasaklar]]></category>
      <author><![CDATA[Bağımsız Sinemacılar]]></author>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 15:09:31 GMT</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sinema Genel Müdürlüğü belgeseli “politik” bulduğu için desteği geri istedi]]></title>
      <link>https://bagimsizsinemacilar.com/haber/sinema-genel-mudurlugu-belgeseli-politik-buldugu-icin-destegi-geri-istedi</link>
      <guid isPermaLink="true">https://bagimsizsinemacilar.com/haber/sinema-genel-mudurlugu-belgeseli-politik-buldugu-icin-destegi-geri-istedi</guid>
      <description><![CDATA[SUZAN DEMİR | Bingöl Elmas’ın, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nden belgesel projesi için aldığı yapım desteği, faiziyle birlikte geri isteniyor. Bingöl Elmas, destek mekanizmasının giderek sinemacıları otosansüre zorlayan bir gözdağına ve bir çeşit cezalandırma yöntemine dönüştüğünü söylüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><a target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow" class="text-amber-gold underline underline-offset-4 hover:text-amber-light" href="https://kisadalga.net/haber/ozel-haber/sinema-genel-mudurlugu-belgeseli-politik-buldugu-icin-destegi-geri-istedi-139587">https://kisadalga.net/haber/ozel-haber/sinema-genel-mudurlugu-belgeseli-politik-buldugu-icin-destegi-geri-istedi-139587</a></p><p>Belgesel film yönetmeni Bingöl Elmas’ın, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nden <span><em>Şiirli Oda'nın İzinde</em></span> adlı belgesel projesi için aldığı yapım desteği, filmin başvuru dosyasındaki senaryoyla “uyumlu” olmadığı ve teknik şartları karşılamadığı gerekçesiyle faiziyle birlikte geri isteniyor. Ancak yönetmen, Bakanlık yetkilileriyle yaptığı telefon görüşmelerinde kendisine filmin “politik olduğu ve Bakanlığın Kapadokya’daki uygulamalarını eleştirdiği için kabul edilmediğinin” ifade edildiğini aktarıyor.</p><p style="text-align: left;">Bu, Sinema Genel Müdürlüğü destekleriyle ilgili ilk tartışma değil. Daha önce de yönetmen Emin Alper’in <span><em>Kurak Günler</em></span> filmi için verilen desteğin geri istenmesi kamuoyunda uzun süre tartışılmıştı. Elmas’ın yaşadığı süreç ise bu tartışmayı bu kez belgesel sinema alanına taşıyor.</p><h2 style="text-align: left;"><strong>"Filminiz reddedildi"</strong></h2><p style="text-align: left;">Bingöl Elmas’ın destek aldığı <span><em>Şiirli Oda’nın İzinde</em></span> adlı belgesel, Kapadokya'da yaşayan yerel tarihçi ve çevre aktivisti Mükremin Tokmak’ı konu alıyor. Tokmak, yıllardır bölgenin kültürel hafızasını korumak için çalışan, tarihi belgeleri toplayan ve Kapadokya’daki tahribata karşı mücadele eden bir isim. Belgeselde mübadele, kültürel hafıza ve yerel tarihin yanı sıra, son yıllarda turizm baskısı ve ekonomik faaliyetlerle birlikte Kapadokya'da artan tahribat da ele alınıyor. Elmas'a göre Bakanlığın "politik” bularak kabul etmediği bölüm de tam olarak bu.</p><p style="text-align: left;">Yönetmen, Kapadokya Alan Başkanlığı’nın kurulmasının ardından bölgede hız kazandığını öne sürdüğü tahribatı ve Mükremin Tokmak’ın buna karşı yürüttüğü mücadeleyi filmin önemli eksenlerinden biri olarak anlattığını söylüyor.</p><p style="text-align: left;"></p><img class="rounded-xl border border-white/10 shadow-2xl max-w-full my-6 mx-auto block" src="https://cdn.kisadalga.net/other/2026/07/31/belgeselden-3-1.jpeg" alt="belgeselden-3-1"><p style="text-align: left;">Elmas, bu içeriğin Bakanlığa sunduğu sinopsis ve senaryoda açık biçimde yer aldığını vurgulayarak şunları anlatıyor: “Senaryomda Mükremin Tokmak’ın yerel tarihçi olduğu, çevre mücadelesi yürüttüğü, yıkılmak istenen peri bacalarının önünde nöbet tuttuğu açıkça yazıyordu. Başvurum bu haliyle kabul edildi ve destek aldım.”</p><p style="text-align: left;">Yönetmen, teslim için iki yıllık süresi bulunmasına rağmen filmi bir yıldan kısa sürede tamamladığını ve 25 Nisan’da Bakanlığa teslim ettiğini belirtiyor. Yaklaşık iki buçuk ay sonra gelen yazıyla filmin kabul edilmediğini öğrendiğini anlatıyor: “İlk söyledikleri şey, 'Filminiz reddedildi’ oldu. Nedenini sorduğumda 'Senaryonuzla uyumlu değil’ dediler. Belgesel sinemada böyle bir gerekçe kabul edilemez. Çünkü belgesel yaşayan bir süreçtir. Karakterinizin başına yeni olaylar gelir, hikâye gelişir.”</p><h3 style="text-align: left;"><strong>Evrakta ayrı, telefonda ayrı gerekçe</strong></h3><p style="text-align: left;">Elmas, Bakanlığın resmi yazısında yer alan gerekçelerle telefon görüşmelerinde kendisine aktarılan gerekçelerin birbirini tutmadığını öne sürüyor: “Telefon görüşmelerinde bana açıkça ‘Filminiz politik’ denildi. Daha sonra ulaştığım bir yetkili ise 'Filminiz bize uygun değil. Bakanlığımızı Kapadokya'daki tahribattan sorumlu tutuyor. Bunu kabul edemeyiz’ dedi. Bu nedenle resmi yazıyla sözlü açıklamalar arasındaki çelişkinin açıklanmasını bekliyorum.”</p><p style="text-align: left;">Elmas, görüşmeler sırasında filmde kısa süreliğine görünen Solfasol adlı dergisinin de konu edildiğini belirtiyor: “Filmde görünen Solfasol dergisi üzerinden Cumhurbaşkanı’na yönelik eleştiri bulunduğu söylendi. Oysa söz konusu dergi kadrajda duran sıradan bir nesneden ibaretti.”</p><p style="text-align: left;">Yönetmen Elmas, Bakanlığın resmi yazısında ayrıca teknik gerekçelerin de öne sürüldüğünü belirtiyor: “Bana gönderilen yazıda ses, renk ve teknik standartlardan söz ediliyor. Oysa verilen destek filmin toplam bütçesinin yalnızca çok küçük bir kısmını karşılıyor. Nitekim film, bu hâliyle ulusal ve uluslararası festivallere başvurabilecek teknik standartlarda hazırlandı. Dolayısıyla ne teknik gerekçelerin ne de senaryoya uyumsuzluk iddiasının gerçeği yansıttığını düşünüyorum.”</p><p style="text-align: left;">Belgesel sinemanın toplumsal olayları, kamu politikalarını ve kamusal kurumların uygulamalarını farklı bakış açılarıyla ele alan; anayasal güvence altındaki sanat ve ifade özgürlüğünün önemli araçlarından biri olduğunu vurgulayan Elmas, kamu kurumlarının eleştirilebilmesinin demokratik bir hak olduğunu söylüyor: “Ben bu ülkenin yurttaşıyım. Kapadokya da bu ülkenin bir parçası. Burada yaşananları eleştiremez miyim? Kamu kurumları kendi açıklamalarını yapabiliyor ama ben bir yönetmen olarak eleştiri yapamayacak mıyım? O zaman hangi filmleri çekebileceğimizi açıkça yazsınlar. Yasaklı konular nedir, onu bilelim.”</p><p><strong>"Destek, cezalandırmaya dönüştü"</strong></p><p style="text-align: left;">Bingöl Elmas, destek mekanizmasının giderek sinemacıları otosansüre zorlayan bir gözdağına, bu otosansürü yapmayana yönelik de bir çeşit cezalandırma yöntemine dönüştüğünü düşünüyor.</p><p style="text-align: left;">Sinema Genel Müdürlüğü’nden ilk kez destek almadığını belirten Elmas, geçmişte uygulamanın farklı işlediğini ifade ediyor:</p><img class="rounded-xl border border-white/10 shadow-2xl max-w-full my-6 mx-auto block" src="https://cdn.kisadalga.net/banner/chatgpt-image-14-may-2026-16-12-21-001.png" alt=""><p style="text-align: left;">“Ben daha önce de aynı kurumdan destek aldım. Daha önce içerikle ilgili hiçbir değerlendirme yapılmazken bu süreçte farklı bir uygulamayla karşılaştım. O dönem filmler yalnızca teknik standartlar açısından incelenirdi; içerikleri hakkında herhangi bir yorum yapılmaz, tasarrufta bulunulmazdı. Geçen zaman içinde gördük ki Bakanlık filmleri sansür anlayışıyla değerlendirmeye başlamış. Bunu kabul etmeyenleri ise verdiği desteği faiziyle birlikte geri isteyerek cezalandırıyor. Böyle bir uygulama kabul edilemez. Sektörün de buna sessiz kalması ve uzlaşması ayrıca üzerinde durulması gereken bir konu.”</p><p style="text-align: left;">Elmas, sinema destekleme kurulu ve yasasının oluşması için meslek örgütlerinin büyük çabası olduğunu böylece bu fonun sinemacılar açısından erişilebilir olduğunu ancak zamanla hem sektörün hem bakanlığın uygulamalarıyla tartışmalı hale geldiğini dile getiriyor: “Sinema Destekleme Kurulu’nun dağıtığı bu paralar aslında sinema sektörünün kendi kaynaklarından oluşuyor. Uzun mücadeleler sonucunda kurullar oluşturuldu, bir mekanizma kuruldu. Ama zaman içinde bu mekanizma aşındırıldı. Benim gözlemime göre Bakanlık zaman içinde destek mekanizmasını iktidarın kültür politikalarının bir parçası hâline getirdi. Bir noktaya kadar aksayarak da olsa işliyordu. Sonrasında ise kültür savaşlarının bir parçası hâline geldi ve gerçek bir sansür mekanizmasına dönüştü. Filmleri proje aşamasında sektör temsilcilerinin de yer aldığı Sinema Destekleme Kurulu değerlendiriyor. Ancak filmin kabul sürecinde kimlerin görev aldığına, hangi ölçütlerle karar verdiklerine ve mesleki yetkinliklerine ilişkin hiçbir bilgimiz yok.”</p><p style="text-align: left;">Elmas, yaşadığı süreçte yaptığı görüşmelerden edindiği izlenime göre yaşananların yalnızca kendi filmiyle sınırlı olmadığını belirtiyor. Yönetmen, Bakanlığın sık sık filmleri “revizyon” talebiyle yönetmenlere geri gönderdiği, istenmeyen sahneler çıkarıldıktan sonra onay verdiği ve bazı sinemacılardan senaryolarını önceden Bakanlığa gösterdiklerine ilişkin duyumlar aldığını söylüyor.</p><p style="text-align: left;"></p><img class="rounded-xl border border-white/10 shadow-2xl max-w-full my-6 mx-auto block" src="https://cdn.kisadalga.net/other/2026/07/31/belgeselden-2-1.jpeg" alt="belgeselden-2-1"><p><strong>"Yaşananlar münferit değil"</strong></p><p style="text-align: left;">Elmas’a göre yaşanan süreçte yalnızca Bakanlığın değil, sinema sektörünün de sorumluluğu bulunuyor. Sinema çevrelerinin zaman içinde baskılar karşısında sessizleştiğini savunan yönetmen, bunun otosansürü de beraberinde getirdiğini düşünüyor: “Bizim mahallenin de bunda payı var. Bakanlık sıkıştırdıkça sektör giderek hizalandı. Şimdi festivaller dikensiz gül bahçesine dönüşüyor. Kürt meselesini, LGBTİ+’ları, kadın hareketini ya da çevre mücadelelerini anlatan filmleri görene aşk olsun. Bu benim kişisel meselem değil; bütün sektörün meselesi. Böyle giderse hepimiz aynı dili konuşan, aynı filmleri üreten bir yapının içine sıkışacağız.”</p><p style="text-align: left;">Elmas, benzer biçimde desteklerin geri istenmesiyle karşılaşan başka sinemacıların da bulunduğunu ancak henüz kamuoyu önünde konuşmayı tercih etmediklerini öne sürüyor. İlk ret kararını duyduğunda kendisinden de filmden bazı bölümlerin çıkarılmasının istenebileceğini düşündüğünü anlatan yönetmen, buna hiçbir zaman sıcak bakmadığını ifade ediyor: "Yıllardır sansüre karşı mücadele etmiş biriyim. Filmimi teslim ederken kesip biçerek değil, olması gerektiği hâliyle teslim ettim. Çünkü o filmin gerçeği buydu. Zaten filmi tümden reddettiler.”</p><p><strong>Cevap bekleyen sorular</strong></p><p style="text-align: left;">Yönetmen Elmas, cevap beklediği soruları ise şöyle sıralıyor: “Filmin kabul edilmemesine ilişkin karar hangi mevzuat hükmüne dayanmaktadır? Destek şartnamesinde veya ilgili mevzuatta, filmin “politik” bulunmasının ret sebebi olacağını düzenleyen açık bir hüküm bulunmakta mıdır? Belgesel filmlerde yer alan kişilerin kamu kurumlarına ilişkin eleştiri, değerlendirme veya görüş bildirmeleri tek başına filmin kabul edilmemesi sonucunu doğurabilecek bir ölçüt müdür? Sinema Genel Müdürlüğü’nün desteklediği yapımlarda kabul edilmeyecek içeriklere ilişkin önceden ilan edilmiş yazılı ilke veya kriterler bulunmakta mıdır? Destek sonrasında tamamlanan bir filmin içeriği nedeniyle kabul edilmemesi ve verilen desteğin faiziyle birlikte geri talep edilmesi uygulamasının, belgesel sinemacılar üzerinde sansür veya otosansür etkisi doğurabileceği konusunda Bakanlığın herhangi bir değerlendirmesi bulunmakta mıdır? Sanat ve ifade özgürlüğü ile kamu destek mekanizması arasındaki denge hangi ilke ve ölçütlere göre kurulmaktadır?”</p><p><strong>Sinema Genel Müdürlüğü: Yanıt verme yetkimiz yok</strong></p><p style="text-align: left;">Yönetmen Bingöl Elmas’ın yaşadığı sürece dair sorularımızı yönelttiğimiz Sinema Genel Müdürlüğü’nden yetkililer basına konuşma yetkilerinin olmadığını ifade ederek bizi Kültür Bakanlığı Basın Müşavirliğine yönlendirdi. Basın Müsavirliği ise sorularımızı maille iletmemizi isterken haber yayına hazırlanırken tarafımıza bir geri dönüş sağlanmadı.</p><p><strong>Destek sistemi nasıl tartışmalı hale geldi?</strong></p><p style="text-align: left;">Türkiye’de sinema sektörüne yönelik kamu destekleri, 2004 yılında yürürlüğe giren 5224 sayılı Sinema Kanunu ile kurumsal bir çerçeveye kavuştu. Amaç, sinemadan elde edilen kamusal kaynakların bağımsız kurullar aracılığıyla sektöre aktarılmasıydı. Sektör temsilcilerinin uzun yıllar savunduğu bu model, siyasi müdahaleden uzak, öngörülebilir ve şeffaf bir destek mekanizması oluşturmayı hedefliyordu.</p><p style="text-align: left;">Ancak 2019 yılında yürürlüğe giren 7163 sayılı Kanun ve ardından çıkarılan Sinema Sektörünün Desteklenmesi Hakkında Yönetmelik, destek sisteminde önemli değişiklikler getirdi. Mevzuat değişiklikleri teknik bir güncelleme olarak sunulsa da sonraki yıllarda bağımsız sinemacılar, yönetmenler ve meslek örgütleri uygulamanın farklı bir yöne evrildiğini savundu.</p><p style="text-align: left;">Özellikle destek alan bazı yapımların içerikleri üzerinden yaşanan tartışmalar, filmlerden sahne çıkarılmasının istendiği iddiaları, verilen desteklerin geri talep edilmesi ve festival sansürleri; kamu desteklerinin, kültür politikalarının bir parçası olarak içerik üzerinde baskı kuran bir denetim mekanizmasına dönüştüğü yönündeki eleştirileri güçlendirdi.</p><p style="text-align: left;">Son yıllarda Emin Alper'in <em>Kurak Günler</em> filmi için verilen desteğin geri istenmesi ve Kazım Öz’ün <em>Zer</em> filminde yaşanan sansür tartışmaları bu eleştirilerin en çok konuşulan örnekleri arasında yer aldı.</p><p style="text-align: left;">Bingöl Elmas’ın yaşadığı süreç ise kamu destekleri ile sanat ve ifade özgürlüğü arasındaki sınırların nasıl çizildiğine ilişkin tartışmaları bu kez belgesel sinema alanına taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <category><![CDATA[Sansür ve Yasaklar]]></category>
      <author><![CDATA[Bağımsız Sinemacılar]]></author>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 15:03:44 GMT</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kapadokya belgeseline verilen Bakanlık desteği faiziyle geri istendi]]></title>
      <link>https://bagimsizsinemacilar.com/haber/kapadokya-belgeseline-verilen-bakanlik-destegi-faiziyle-geri-istendi</link>
      <guid isPermaLink="true">https://bagimsizsinemacilar.com/haber/kapadokya-belgeseline-verilen-bakanlik-destegi-faiziyle-geri-istendi</guid>
      <description><![CDATA[Yönetmen Bingöl Elmas: "Asıl mesele korkunun sinemayı susturması"
Kapadokya'daki doğa tahribatını anlatan "Şiirli Oda'nın İzinde" belgeseli için Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü'nden yapım desteği alan yönetmen Bingöl Elmas, desteğin filmin politik olduğu gerekçesiyle daha sonra faiziyle birlikte geri istendiğini belirterek, yaşadıklarının istisna olmadığını söylüyor. "Geri ödeme talep edilen başka filmler de var. İnsanlar yaşadıklarını anlatamıyor" diyen Elmas, filminin başına gelenleri, sinema sektöründe giderek derinleşen korku iklimini ve sansür tartışmalarını anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><a target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow" class="text-amber-gold underline underline-offset-4 hover:text-amber-light" href="https://www.agos.com.tr/tr/haber/yonetmen-bingol-elmas-asil-mesele-korkunun-sinemayi-susturmasi-41400">https://www.agos.com.tr/tr/haber/yonetmen-bingol-elmas-asil-mesele-korkunun-sinemayi-susturmasi-41400</a></p><p>Yönetmen Bingöl Elmas, "Gün batımına karşı diz çöktüğüm bir yer" dediği Kapadokya'ya taşındığında takvimler 2005 yılını gösteriyordu. Elmas, hayran kaldığı bu coğrafyada, Kapadokya'nın tahrip edilen coğrafyasını korumak için mücadele veren yerel tarihçi Mükremin Tokmak'la tanışıyor, arkadaş oluyor ve mücadelesini yakından takip ediyor.</p><p>Ve bir sinemacı olarak en iyi bildiği şeyi yapmaya karar veriyor: Bölgenin ve Tokmak'ın mücadelesini anlatan bir belgesel yapıp ses çıkarmak!</p><p><strong>İki farklı gerekçe</strong></p><p>Daha önce imza attığı filmlerde yaptığı gibi 2025 yılında, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nden belgesel projesi için yapım desteğine başvuruyor.&nbsp;"Şiirli Oda'nın İzinde" adlı belgesel filmi için yaptığı başvuru kabul ediliyor.Bir yıl gibi kısa bir sürede 25 Nisan 2026'da filmi teslim ediyor.</p><p>Ancak daha sonra filmin başvuru dosyasındaki senaryoyla “uyumlu” olmadığı ve teknik şartları karşılamadığı gerekçesiyle faiziyle birlikte geri istendiğini öğreniyor. Fakat ikircilikli bir durum var. Yönetmen, Bakanlık yetkilileriyle yaptığı telefon görüşmelerinde kendisine "Filminizde Kapadokya'da yaşananlarla ilgili bakanlığın ihmali olduğunu öne sürüyorsunuz. Politik bir film. Biz buna destek veremeyiz" denildiğini anlatıyor.</p><p><strong>"Geri ödeme talep edilen başka filmler de var"</strong></p><p>Elmas, aldığı yapım desteğini faiziyle ödediğini, hukuki mücadeleye ise hem masrafı hem de hukuk sistemine duyduğu güvensizlik nedeniyle vazgeçtiğini söylüyor. Neticede elinde tamamlanmayı bekleyen bir film, ödemek zorunda olduğu borçlar ve Türkiye sinema sektörünü ilgilendiren bir dizi soruyla kalıyor Elmas.</p><p>Hatırlarsanız, Bingöl'ün belgeselinin başına gelenlerin benzerini, yönetmen Emin Alper "Kurak Günler" filmiyle yaşamıştı. 2022'de Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü, yönetmen Emin Alper’in "Kurak Günler" filmine verdiği finansal yapım desteğini çekmiş, verilen desteği faiziyle ödemesini istemişti. Gerekçe aynıydı: Bakanlık, ilk taslak ile nihai film arasında senaryo uyumsuzluğu olduğunu iddia etmişti. Bu film için de yapım şirketi verilen desteği faizliyle ödemişti.&nbsp;Elmas bu durumun çok fazla örneği olduğunu ancak herkesin dile getirmediğini, "Geri ödeme talep edilen başka filmler de var. Bu insanlar yaşadıklarını anlatamıyor" sözleriyle anlatıyor.</p><p>Yönetmen Bingöl Elmas ile "Şiirli Oda'nın İzinde"nin başına gelenleri, Sinema Genel Müdürlüğü destekleriyle ilgili tartışmaları, sansür mekanizmasını ve bundan sonra ne yapacağını konuştuk.</p><p><strong>Nasıl başladı bu filmin hikâyesi?</strong></p><p>2005’te Kapadokya’ya geldim, coğrafyasına hayran kaldım. Çok özel bir yer. Acımasızca yaptıklarımıza rağmen hâlâ öyle. Buradakilerin doğayla iç içeliği, yerel hayatın devam etmesi beni etkiledi. Yoksa Anadolu’da nefes almak politik olarak da çok kolay değil, zor bir bölge. Burada hayata benzer şekilde baktığımız insanlarla tanışıp bir araya gelmeye başladık. Mükremin Tokmak da onlardan biri.</p><p><strong>Kimdir Mükremin Tokmak?</strong></p><p>Kendisi Kapadokya Çevre Platformu üyesi. Kapadokya'da yaklaşık iki yıl önce peribacalarının arasından iş makineleriyle yol açılması sürecinde, bunun durdurulması için mücadele etti, kamuoyu oluşması için aktif rol aldı. Yapılan tahribatı gün gün kaydetti ulusal ve uluslararası basına bilgi geçti ve bunun ülke gündemine girmesini sağladı. Kendi imkânlarıyla drone çekimleri yaptırarak bölgedeki tahribatı belgeledi ve bu görüntüleri uluslararası medyayla paylaştı. Bütün bunları tek başına yaptı. Ben filmi çektiğimde bu süreç geride kalmıştı. Ancak o döneme ait arşiv görüntülerine ve haber kayıtlarına filmde yer verdim. O süreç birçok televizyon kanalında haber oldu. Bakanlık ve diğer yetkililer yapılan yolun kurallara uygun olduğunu savunuyordu. Ancak görüntüler, UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan bir alana iş makineleriyle müdahale edildiğini açıkça gösteriyordu.</p><img class="rounded-xl border border-white/10 shadow-2xl max-w-full my-6 mx-auto block" src="https://static.agos.com.tr/2026/08/image00207.jpeg" alt=""><p><span><strong>Mükremin Tokmak. Fotoğraflar: Bingöl Elmas.</strong></span></p><p><strong>Siz Mükremin Tokmak ’ın hikâyesini anlatmaya nasıl karar verdiniz?</strong></p><p>Mükremin yakın arkadaşım ve uzun süredir verdiği mücadeleyi biliyorum. Ben de Kapadokya’nın ciddi şekilde tahribata uğradığını görüyorum. Sinemacı olarak ses çıkarma şeklimiz film yapmak. Ben de bunu yaptım.</p><p><strong>Ne anlatıyor filminiz?</strong></p><p>Kapadokya’da bir yerel tarihçi, çöpe atılmış arşivleri kurtarıyor, unutulmuş hikâyelerin peşine düşüyor ve Kapadokyadaki yıkıma karşı bedenini siper ediyor. Siyasi baskılarla şekillenen yaşamına rağmen Mükremin Tokmak, geçmişin izlerini geleceğe taşıyacak bir hafıza merkezi kurmaya çalışıyor. Aslında film, geçmişle kurduğumuz sorunlu ilişkiye de dikkat çekiyor. Eskiyi çoğu zaman yıkarak ya da ona gelişigüzel müdahale ederek koruduğumuzu sanıyoruz. Oysa gerçek anlamda bir koruma bilincimiz yok. Bu korumayı sağlaması beklenen bakanlığın izlediği politikalar da tartışmalı. Film de tam olarak bu tartışmayı görünür kılıyor.</p><img class="rounded-xl border border-white/10 shadow-2xl max-w-full my-6 mx-auto block" src="https://static.agos.com.tr/2026/08/img-20251027-165445.jpg" alt=""><p><strong>Çekimler devam ederken, Kapadokya.</strong></p><p><strong>"Politik bir film, biz destek veremeyiz"</strong></p><p><strong>Filminize destek almak için bakanlığa başvurdunuz. Nasıl işliyor bu süreç?</strong></p><p>Bizden sinopsis ve yaklaşım metin isteniyor. Ben de başvurdum ve destek aldım. Desteği aldıktan sonra iki yıl sürem olmasına rağmen bir yıl gibi bir sürede tamamladım, kalan ödemeyi alabilmek için. Malum enflasyon karşısında eriyor o paralar.</p><p>Filmi gönderdikten sonra bir türlü cevap gelmedi. Ben bu arada kalan prosedürleri yerine getiriyor, dosyamı hazırlıyordum. Sonra bir telefon geldi. "Biz sizin filmi kabul edemeyeceğiz" dediler, şok oldum. "Kabul edemeyeceğiz" derken ne demek istediklerini sordum. "Uygun bulunmadı" dediler. Ardından filmin politik bulunduğunu söylediler.</p><p>Sonra "Sizi bir üst yetkiliye bağlayalım, onunla konuşun" dediler. Ama o kişiyle görüşmeye çalışırken zaman geçti. Bazen yurtdışında oluyorlardı, bazen başka bir nedenle ulaşılamıyordu. En sonunda Sinema Genel Müdürlüğü Daire Başkan Yardımcısına ulaşabildim. Bana, "Filminizde Kapadokya'da yaşananlarla ilgili bakanlığın ihmali olduğunu öne sürüyorsunuz. Politik bir film. Biz buna destek veremeyiz" dedi.</p><p><strong>Siz nasıl bir yanıt verdiniz, sonrasında neler oldu?</strong></p><p>Ben de "Ben bu ülkenin vatandaşıyım. Siz burada bir uygulama yapıyorsunuz, ben de bu uygulamayla ilgili eleştirileri olan insanların hikâyelerini anlatıyorum. Aslında bize teşekkür etmeniz gerekiyor. Çünkü bir uygulama yapıyorsunuz ama gelip buradaki halka sormuyorsunuz. Sıradan insanlara sorsanız, yaptığınız uygulamanın karşılığını siz de öğrenirsiniz" dedim.</p><p>Daha yetkili birine ulaşmaya çalıştım ama asla ulaşamadım. Daha sonra o yetkili, meslek birliğini arayıp, "Siz niye karışıyorsunuz? Bu film zaten asla onay almaz. Bu karar alınmıştır" diye kestirip atmış. Yani bunu bu kadar rahat söyleyebiliyorlar.</p><p>Ardından 14 Temmuz tarihinde bana resmi yazı geldi. Resmi yazıda filmin teknik şartlara uymadığı, senaryoya uygun olmadığı yazıyordu. Aslında ortada ikili bir durum vardı. Bana sözlü olarak söylenen gerekçe bambaşkaydı, resmi yazıda yer alan gerekçe ise tamamen farklıydı.</p><p><strong>Sizce özellikle takıldıkları bir ifade ya da bölüm var mıydı?</strong></p><p>Bence özellikle yol yapımına ilişkin arşiv görüntüleri ve filmin bu konuda söyledikleri. Alan Başkanı "Biz çok ince çalışıyoruz" diyor ama görüntülerde kepçeler var. Bayağı kepçelerle yapılan bir çalışma görüyorsunuz. Sanırım o "ince çalışmayı" yeniden görmek çok hoşlarına gitmedi.</p><p><strong>Ne kadar destek almıştınız?</strong></p><p>Toplam destek 350 bin liraydı. Bana ilk etapta 175 bin lira ödendi. Faiziyle birlikte benden geri alınan tutar 271 bin liraydı.</p><p><strong>Ödeme konusunda nasıl bir yol izlediniz?</strong></p><p>Faiziyle birlikte ödedim. Hukuki mücadele vermeyi de düşündüm açıkçası. Ama bunun masrafı neredeyse filmin bütçesi ve benden istenen para kadar. Ekonomik olarak bunu karşılayabilecek durumda değilim.</p><p>Bir başka mesele de şu: Bu tür davaların çoğu devlet lehine sonuçlanıyor. Bu da insanın moralini bozuyor. Memlekette hukukun nasıl işlediğini bildiğim için, orayı gerçekten bir mücadele alanı olarak görüp görmeme konusunda tereddüt yaşadım. Yani borçlanarak ödedim. Şimdi de bu filmi tamamlayabilmek için yeni bir yol bulmam gerekiyor. Zaten ekonomik şiddete maruz kaldığımız bir dönemde bunu nasıl çözeceğimizi düşünmek zorundayız. Her zamanki gibi kıt kanaat yaşayacağız, bir yolunu bulacağız.</p><p>Çünkü belgesel sinema zaten para kazanılan bir alan değil. Biz bu işi başka bir motivasyonla yapıyoruz. Sesimizi duyurabilmek, insanlarla etkileşim kurabilmek, bazı meseleleri kayıt altına alabilmek, buradaki insanların sesini duyurabilmek için yapıyoruz. O yüzden yaşadıklarımızı da bu mücadelenin bir parçası olarak görüyorum.</p><img class="rounded-xl border border-white/10 shadow-2xl max-w-full my-6 mx-auto block" src="https://static.agos.com.tr/2026/08/img-20251027-165301.jpg" alt=""><p><span><strong>Fotoğraf: Bingöl Elmas.</strong></span></p><p><strong>"Kültür savaşlarının izdüşümü"</strong></p><p><strong>Destek verilmediğini öğrenince şok oldum dediniz. Daha&nbsp;önceki filmleriniz için bakanlıktan destek almış mıydınız? Ne düşünüyorsunuz bakanlık desteği ve işleyişi hakkında?</strong></p><p>Birden fazla film için destek aldım. “Evcilik”, “Komşu Komşu! Huuu!” filmlerim de bu desteklerle yapıldı, birçok uluslararası festivalde gösterildi. Hiçbir zaman filmi kesip biçerek, özetleyerek vermedim ya da sonradan sahne eklemedim. En fazla filmi güzelleştirmek, teknik olarak daha iyi hale getirmek için çalışmalar yaptık.</p><p>Eskiden bakanlık sadece teknik olarak kontrol ederken şimdi filmlerin içeriklerini ve biçimlerini belirlemeye çalışan bir konuma geldi. Sanırım kültür savaşlarının izdüşümü tüm bu olanlar. Bu arada filmi seçen destekleme kurulu sektöreden temsilcilerin yer aldığı bir yapı ama ama filmi kabul sürecinde kimler olduğunu nasıl mesleki yetkinliğe sahip kişilerden oluştuğunu bilmiyoruz.</p><p>Ve bu kararı verdikten sonra bizim hiçbir söz hakkımız yok. Yeniden değerlendirilmesi ya da bizim kendimizi savunmamız ya da bununla ilgili başka taleplerimizin olması gibi bir şey yok. Tek başına verilmiş bir karar, teknik standartlara uymadığınız senaryonuza uygun değildir denilerek reddediliyor.</p><p><strong>Henüz tamamlayamadığınız filminize dair bir soru sorayım bir de. Şiirli Oda neresi, neden önemli?</strong></p><p>Filmde anlattığımız yerlerden biri. Şiirli Oda, mübadeleden önce Rumların yaşadığı döneme ait çok özel bir yer. Kostis Meliadis adında biri burada yaşıyor. Bağ bozumu zamanı İstanbul'dan ve başka yerlerden Rumlar eğlenmek için buraya geliyor. Gelmeden önce Kostis’e şiir sipariş ediyorlar ve o da insanlar için duvarlara şiirler yazıyor. Gördüğünüz zaman tüyleriniz diken diken oluyor. Mükremin Tokmak, bu mekânı bulmak için çok uğraşmış, Kostis’in hikâyesinin peşine düşmüş. Filmin bir bölümü de bunu anlatıyor.</p><p>Dünyanın başka bir yerinde olsa gerçekten pamuklara sarılacak kadar özel bir mekân. Şimdiyse tavanından içine yağmur suları akıyor, insanlar girip bu şirlerin üstünü karalıyor özcesi kaderine terk edilmiş bir yer. Mükremin Tokmak ise tek başına gidip akan yerleri onarıyor, insanların zarar vermemesi için önlemler almaya çalışıyor. Aslında mesele bir değeri korumak. Peribacalarını korumak, Şiirli Oda'yı korumak, bir yapının yıkılmaması için emek vermek, çöpe atılmış arşivleri kurtarmak... Bence vatanseverlik ve gerçek yurttaşlık tam da böyle bir şey. Benim için hamaset yapanlar ya da sürekli "vatan, millet" diyenler değil; ülkesini bu kadar güzel seven insanlar gerçek anlamda vatansever. Bu insanların sesinin duyulması gerekiyor. Film de tam olarak bunu anlatıyordu. Üstelik slogan atan, ajitasyon yapan bir film de değildi. Ne varsa onu anlatan bir filmdi. O yüzden bu gerekçeyi çok komik buluyorum. Hem hayatta politik olmayan ne var ki?</p><p><strong>Hayalini kurduğunuz emek verdiğiniz filminiz. Nasıl etkiledi bu süreç&nbsp;sizi?</strong></p><p>Zaten bir sürü sorunla boğuştuğumuz üretim sürecinde canınızı sıkıyorlar bir tür yolunuzu tıkıyorlar gibi hissediyorsunuz. Yaşadığımız ülkenin gerçekliğinin farkında olduğumuz için her yer kavga mahalli. Geçmişte belgeselci arkadaşlarımızın deneyimlerinden biliyoruz ki kamunun vatandaşına takma gibi bir huyu var işi gücü bırakıp size alanı dar ediyorlar. Sanki memleket onca sorun yokmuş gibi bir filme takabiliyorlar. Festivallerde ya da başka alanlarda gösterimine engel olabiliyorlar ama biz de inat ve mücadele damarı var. Ben vergisini ödediğim kurumların bu muamelesine neden maruz kalıyorum? Beni buna karşı koruyacak bir mekanizma neden yok? Ben neden bu mücadeleyi vermek zorundayım?</p><p>Eğer filmin işlediği konularla ilgili gerçekten bir sorun varsa, bunu neden resmi olarak yazmıyorlar? Telefonda söyledikleri şeylerden bu kadar eminseler, neden bunları resmi gerekçe olarak sunmuyorlar? Çünkü kendileri de bunun hukuki olmadığını, geçerli bir gerekçe olmadığını ve aslında güç kullandıklarını biliyorlar. O yüzden ikili davranıyorlar. Telefonda söyledikleriyle resmi yazıda gönderdikleri birbirinden tamamen farklı.</p><p><strong>Mükremin Tokmak bu duruma ne diyor?</strong></p><p>Zaten proje ortaya çıktığında bana, "Bakalım bu projeyi nasıl durdurabilirler?" demişti. Çünkü kendisi bölgede yıllardır ses çıkarmanın sık sık cezalandırıldığına bizzat şahitlik eden biri.</p><p><strong>"Yaşanan ama konuşulamayan çok şey var"</strong></p><p><strong>Bu olay maalesef tek değil ve sinemacılar birçok sorunla uğraşıyor. Nasıl görüyorsunuz sektörün durumunu?</strong></p><p>Türkiye'de çok yaygın bir ruh hali var: İnsanlar başlarına bir şey gelecek korkusuyla yaşıyor. Bu çok üzücü ve çok sinir bozucu. En apolitik insan bile cezaevine girebiliyor. Yani bir şey yapsanız da yapmasanız da bu garip hukuk düzeni bir şekilde sizin ayağınıza dolanabiliyor.</p><p>Bir yandan da hepimizin yaşadığı birtakım olaylar var. Bunlara ses çıkarmaktan daha doğal ne olabilir? Böyle bir durumda nasıl geri durabilirsiniz? Ben bunları içime atıp kendi kendime söylenerek hayatıma devam edemem. Bir şey oluyorsa, bunu etrafımdaki insanlara anlatmak zorundayım.&nbsp;Aslında sinema sektöründeki arkadaşlarımızın da, kadın hareketindeki Me Too sürecinde olduğu gibi, "Ben de bunları yaşadım ve bunları yaşamamamız gerekiyor" diyebilmesini istiyorum. Bakanlığa da şunu söylemeleri gerekiyor: “Vergilerimizle oluşan bu fonu bu şekilde kullanamazsınız."</p><p>Çünkü yıllardır bu alanda yaşanan ama konuşulamayan çok şey var. Geri ödeme talep edilen başka filmler de var. Bu insanlar yaşadıklarını anlatamıyor. Bence asıl üzerine düşünmemiz gereken konu bu. Bu korkuyla nasıl ilişkilendiğimiz, kendi alanımızı nasıl giderek daralttığımız, nasıl adım atamaz hale geldiğimiz... Bunları konuşmamız gerekiyor.</p><p><strong>"Cezalandırılma korkusunu aşmamız gerekiyor"</strong></p><p><strong>Sektörden destek ve dayanışma gördünüz mü?</strong></p><p>Bu olan bitenin kişisel bir mesele ve münferit olmadığının farkında olan insanlar ve kurumlar var ve birlikte çözüm yolları üretmeye çalışıyoruz. Yanlış giden bu işleyişe dur demenin mücadelesini veriyoruz. Bu meselenin yalnızca<em> "</em>Şiirli Oda" filmiyle sınırlı olmadığını, sektörün tamamını ilgilendiren yapısal bir sorun olduğunu konuşuyor ve ortak hareket etmenin yollarını arıyoruz. Elbette Türkiye koşullarında, gücün bu kadar sert kullanıldığı bir ortamda bu dayanışmanın da sınırları var. Ama en azından bir tartışma başlatabiliriz. Daha önce eser işletme belgesi konusunda verilen mücadeleyle geri adım attırılabildi. Bugün festivaller belgesellerden eskisi kadar rahat eser işletme belgesi istemiyor. Demek ki sektör olarak cezalandırılma korkusunu aşmamız gerekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <category><![CDATA[Sansür ve Yasaklar]]></category>
      <author><![CDATA[Bağımsız Sinemacılar]]></author>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 14:58:01 GMT</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yönetmen Bingöl Elmas: 'Kültür Bakanlığı Kapadokya’daki tahribatı anlatmamı muhalefet olarak gördü ve cezalandırdı']]></title>
      <link>https://bagimsizsinemacilar.com/haber/yonetmen-bingol-elmas-kultur-bakanligi-kapadokyadaki-tahribati-anlatmami-muhalefet-olarak-gordu-ve-cezalandirdi</link>
      <guid isPermaLink="true">https://bagimsizsinemacilar.com/haber/yonetmen-bingol-elmas-kultur-bakanligi-kapadokyadaki-tahribati-anlatmami-muhalefet-olarak-gordu-ve-cezalandirdi</guid>
      <description><![CDATA[Kültür Bakanlığı, yönetmen Bingöl Elmas’ın "Şiirli Oda’nın İzinde" belgeseline verdiği desteği faiziyle geri istedi. Elmas, Kapadokya’daki tahribatı anlatan filminin "politik" bulunup cezalandırıldığını, sansürün sektörde kurumsallaştığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><a target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow" class="text-amber-gold underline underline-offset-4 hover:text-amber-light" href="https://www.evrensel.net/haber/5995598/yonetmen-bingol-elmas-kultur-bakanligi-kapadokyadaki-tahribati-anlatmami-muhalefet-olarak-gordu-ve-cezalandirdi">https://www.evrensel.net/haber/5995598/yonetmen-bingol-elmas-kultur-bakanligi-kapadokyadaki-tahribati-anlatmami-muhalefet-olarak-gordu-ve-cezalandirdi</a></p><p>Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün, belgesel yönetmeni Bingöl Elmas’ın "Şiirli Oda’nın İzinde" belgesel filmi için verdiği yapım desteğini faiziyle birlikte geri istemesi, kamu destekleri, sansür ve ifade özgürlüğü tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Elmas, yaşadığı sürecin yalnızca kendi filmiyle ilgili olmadığını, sinema alanında giderek kurumsallaşan bir denetim ve otosansür mekanizmasının göstergesi olduğunu söyledi.</p><p>Türkiye’de sinema alanındaki kamu destekleri uzun yıllardır sektörün en önemli finansman kaynaklarından biri. Özellikle bağımsız yapımlar ve belgesel filmler açısından Bakanlık destekleri çoğu zaman projelerin hayata geçirilebilmesinin ön koşulu niteliği taşıyor. Ancak son yıllarda bu desteklerin verilme ve denetlenme süreçleri, ifade özgürlüğü ve sansür tartışmalarının da merkezinde yer almaya başladı.</p><h3><strong>'Film 'politik' bulunduğu için kabul edilmedi'</strong></h3><p>Bu tartışmaların son örneği, belgesel yönetmeni Bingöl Elmas’ın yaşadığı süreç oldu. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü, Elmas’ın Şiirli Oda’nın İzinde adlı belgesel projesine verdiği yapım desteğinin faiziyle birlikte geri ödenmesini talep etti. Bakanlığın resmi yazısında filmin proje dosyasındaki senaryoyla uyumlu olmadığı ve teknik koşulları karşılamadığı belirtildi. Ancak Elmas, kendisine sözlü olarak iletilen gerekçelerin farklı olduğunu ve filmin “politik” bulunduğu için kabul edilmediğinin ifade edildiğini söylüyor.</p><p>Bingöl Elmas, "Asıl gerekçe bu değil, hepimiz biliyoruz. Asıl gerekçe, Kapadokya’daki tahribatı anlattığım ve filmin bir bölümünde bundan bahsettiğim için kendisini bu tahribattan sorumlu hisseden Bakanlığın bunu muhalefet olarak görmesi ve dolayısıyla cezalandırmak istemesiydi" ifadelerini kullandı.</p><p>Belgesel, Kapadokya’da yaşayan yerel tarih araştırmacısı ve çevre aktivisti Mükremin Tokmak’ın çalışmalarını merkezine alıyor. Tokmak’ın yıllardır bölgenin tarihsel mirasını kayıt altına alma çabası, yerel kültüre ilişkin arşiv çalışmaları ve Kapadokya’da yaşandığını savunduğu tahribata karşı yürüttüğü mücadele filmin ana eksenlerini oluşturuyor. Yapım aynı zamanda turizm baskısı, koruma politikaları ve kültürel mirasın geleceğine ilişkin tartışmaları da ele alıyor: “Biz eskiden filmlerimizi Türkiye’nin her yerinde çok rahatlıkla gösterebilirken şimdi neredeyse festivallere bile zor seçilebiliyoruz. Çünkü festivaller, başlarına iş açmayacak, dikensiz gül bahçesi gibi olmak istiyorlar. Bunun için de kırk takla atıyorlar. Festival başvurularını açık çağrılı değil davet usulü yapmak, belgesel bölümünü kaldırmak ya da ön jüride sakıncalı buldukları filmleri doğrudan elemek gibi yöntemlere başvuruyorlar.”</p><h3><strong>Ceza film tesliminden sonra</strong></h3><p>Elmas’a göre Bakanlığın itiraz ettiği nokta da tam olarak burada başlıyor. Yönetmen, filmin proje aşamasında sunulan özet ve senaryosunda çevre mücadelesi ve koruma tartışmalarının açık biçimde yer aldığını, buna rağmen destek almaya hak kazandığını hatırlatıyor. Bu nedenle teslim edilen filmin içeriğinin sonradan sorun olarak gösterilmesini çelişkili buluyor.</p><p>Yaşanan süreç, sinema çevrelerinde daha önce de gündeme gelen benzer tartışmaları yeniden hatırlattı. Özellikle yönetmen Emin Alper’in Kurak Günler filmi için verilen desteğin geri istenmesi, kamu kaynaklarının kültürel üretim üzerindeki etkisine ilişkin kapsamlı bir tartışma yaratmıştı. Elmas ise bugün karşı karşıya kalınan durumun münferit örnekler olarak değerlendirilemeyeceği görüşünde.</p><p>Yönetmene göre sorun yalnızca bir filmin reddedilmesi değil; destek mekanizmalarının giderek içerik denetimi işlevi üstlenmeye başlaması. Elmas, sinema sektöründe uzun süredir “bakanlığa sunulacak proje” ya da “bakanlık versiyonu” gibi ifadelerin kullanıldığını belirterek, bunun otosansürün geldiği noktayı gösterdiğini söylüyor. Yönetmene göre birçok sinemacı, destek alma ihtimalini koruyabilmek için bazı temaları daha baştan dosyalarına dahil etmemeyi tercih ediyor.</p><h3><strong>'Sinema pratiğiyle örtüşmüyor'</strong></h3><p>Belgesel sinemanın doğası gereği yaşayan bir üretim biçimi olduğuna dikkat çeken Elmas, proje aşamasında yazılan bir metin ile çekim sürecinin sonunda ortaya çıkan filmin birebir aynı olmasının beklenemeyeceğini vurguluyor. Gerçek kişilerin ve olayların takip edildiği belgesellerde yeni gelişmelerin hikâyeyi değiştirebildiğini belirten yönetmen, senaryo uyumsuzluğu gerekçesinin bu nedenle sinema pratiğiyle örtüşmediğini ifade ediyor.</p><p>Elmas’ın eleştirileri yalnızca destek kararlarıyla sınırlı değil. Yönetmen, filmlerin kabul süreçlerinde görev alan kurulların yapısının yeterince şeffaf olmadığını savunuyor. Destekleme aşamasında sektör temsilcilerinin yer aldığı mekanizmaların bulunduğunu, ancak filmlerin nihai kabul süreçlerinde karar vericilerin kim olduğunun, hangi kriterlerle değerlendirme yapıldığının ve mesleki yeterliliklerinin kamuoyunca bilinmediğini söylüyor. Ayrıca bu kararlara karşı etkili bir itiraz mekanizmasının bulunmamasının sinemacıları savunmasız bıraktığını dile getiriyor.</p><p>Sinema alanındaki baskının yalnızca doğrudan yasaklarla işlemediğini belirten Elmas, asıl tehlikenin otosansürün yaygınlaşması olduğunu düşünüyor. Ona göre desteklerin geri istenmesi gibi uygulamalar yalnızca ilgili yönetmeni değil, sektördeki diğer üreticileri de etkiliyor. Özellikle bağımsız sinemacılar açısından önemli finansal riskler doğuran bu kararlar, hangi konuların işlenip işlenemeyeceğine dair görünmez sınırlar oluşturuyor.</p><p>Belgesel sinemanın Türkiye’de uzun yıllardır çevre mücadelelerinden işçi hareketlerine, kadın haklarından kültürel hafızaya kadar pek çok toplumsal alanın kayıt altına alınmasında önemli rol oynadığını hatırlatan Elmas, bugün bazı konuların giderek daha fazla görünmez hale getirildiğini düşünüyor. LGBTİ hakları, Kürt meselesi, çevre mücadeleleri, kadın hareketi ve Gezi Direnişi gibi başlıkların açık bir yasaklama olmaksızın destek mekanizmaları, festival politikaları ve dağıtım süreçleri üzerinden dolaylı biçimde dışlandığını savunuyor.</p><p>Yaşadığı süreci yalnızca kişisel bir mağduriyet olarak değerlendirmediğini söyleyen Elmas, meselenin sanatçıların kamusal alandaki söz hakkı ve ifade özgürlüğüyle doğrudan ilgili olduğunu vurguluyor. Ona göre kamu kaynaklarıyla oluşturulan destek sistemlerinin temel amacı kültürel üretimi teşvik etmek olmalı; sanatçılar üzerinde baskı kurmak ya da içerik denetimi yapmak değil.</p><p>Elmas’ın açıklamaları, Türkiye’de kültür politikalarının yönü, kamu desteklerinin niteliği ve bağımsız sanat üretiminin geleceğine ilişkin tartışmaların önümüzdeki dönemde de süreceğine işaret ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <category><![CDATA[Sansür ve Yasaklar]]></category>
      <author><![CDATA[Bağımsız Sinemacılar]]></author>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 14:54:32 GMT</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Belgesel(ciler)in Zorlu Sınavı]]></title>
      <link>https://bagimsizsinemacilar.com/haber/belgeselcilerin-zorlu-sinavi</link>
      <guid isPermaLink="true">https://bagimsizsinemacilar.com/haber/belgeselcilerin-zorlu-sinavi</guid>
      <description><![CDATA[Bugünlerde gösterimde olan Hayvan Çiftliği nedeniyle gündemde olan George Orwell, yaşam için iki temel konuyu vurguluyor. Gazeteciliğinden kaynaklı haber ağırlıklı düşünülürse de basın ve medya mecraları için, hatta tüm sanat alanları için de geçerli bu vurgu…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><a target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow" class="text-amber-gold underline underline-offset-4 hover:text-amber-light" href="https://sadibey.com/2026/07/31/belgeselcilerin-zorlu-sinavi/">https://sadibey.com/2026/07/31/belgeselcilerin-zorlu-sinavi/</a></p><p>Bugünlerde gösterimde olan <a target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow" class="text-amber-gold underline underline-offset-4 hover:text-amber-light" href="https://sadibey.com/2026/07/02/hayvan-ciftligi/"><em><u>Hayvan Çiftliği</u></em></a> <a target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow" class="text-amber-gold underline underline-offset-4 hover:text-amber-light" href="https://sadibey.com/2026/07/30/bir-cocuk-filmi-hayvan-ciftligi-buyukler-icin-de/"><u>(https://sadibey.com/2026/07/30/bir-cocuk-filmi-hayvan-ciftligi-buyukler-icin-de/)</u></a> nedeniyle gündemde olan George Orwell, yaşam için iki temel konuyu vurguluyor. Gazeteciliğinden kaynaklı haber ağırlıklı düşünülürse de basın ve medya mecraları için, hatta tüm sanat alanları için de geçerli bu vurgu…</p><p><strong>Birincisi:</strong></p><p>“Gazetecilik, birilerinin yayınlanmasını istemediği haberleri yazmaktır; gerisi halkla ilişkilerdir” diyor. Bu, iktidar ve güç odaklarının gizlemeye çalıştıklarını gözler önüne sermek, aynı zamanda yasaklama, sansür ve manipülasyonlara karşı sağlam ve kararlı bir duruş sergilemekten başka bir şey değil…</p><p><em>“Şiirli Oda’nın İzinde”</em> belgeselinin yapımcısı ve yönetmeni <strong>Bingöl Elmas,</strong> filminin Kültür Bakanlığı tarafından kabul edilmemesine karşı onurlu bir duruş sergiliyor. Bakanlık, destek adı altında verdiği parayı geri istemiş, Elmas da hemen ödemiş, hem de faiziyle birlikte (Sahi, Bakanlık yardım ve desteklerini filmin tesliminden sonra yapıyor, geçen zamanda enflasyonun erittiklerini hiç mi hiç düşünmüyor; “nas” da olsa, keser hep kendine yontuyor).</p><p></p><img class="rounded-xl border border-white/10 shadow-2xl max-w-full my-6 mx-auto block" src="https://sadibey.com/dosyalar/Fotograflar/S/Siirli_Odanin_Izinde_03.jpg" alt=""><p>Kapadokya’da, Rumlarla Türkler (hatta Ermenilerle Yahudiler de iç içe yaşarken, Cumhuriyet öncesi ve hemen sonrasında her şey değişmiş. Şair, ressam Kostas Meliadis kendi evini şiir buluşmalarına açmış. İnsanlar ona şiir yazdırıp duvara resmettiriyorlarmış. Gerçekten de tablo niteliğinde, estetik değeri yüksek şiirler ve tablolar var. Mübadeleyle (on binlerce insan Yunanistan’a, oradan da Türkiye’ye gönderilmiş) eski mekânlar kendi kaderine terk edilmiş. Yerel rehber hem çevre atkivisti, gazeteci Mükremin Toprak, bu evlerin, yaşam hafızaları olduğu bilinciyle tek tek fotoğraflamış ve korunması için canla başla çalışmış.</p><p>Bingöl Elmas, bir tarihi değerin göz göre göre yok edilmemesi için hem Mükremin Toprak’ın anlatımıyla bu şiirli odayı tarihi ve doğal güzelliğiyle belgelemek istemiş. <em>Kültür Bakanlığı, </em><strong><em>“Şiirli Oda’nın İzinde”</em></strong> belgeselini onaylamış ve destek vermiş. Uzun ve meşakkatli (film çekimi gerçekten zaman ve zemin gerektirir, sosyal ve ekonomik olarak her türlü zorlar insanı.</p><p></p><img class="rounded-xl border border-white/10 shadow-2xl max-w-full my-6 mx-auto block" src="https://sadibey.com/dosyalar/Fotograflar/S/Siirli_Odanin_Izinde_04.jpg" alt=""><p>İyi de <em>Kültür Bakanlığı,</em> neden verdiği desteği hem de faiziyle geri almış? Bingöl Elmas, “Ben herkesin, hatta kendilerinin de bildiği gerçekleri anlattım” diyor. Filmin ilk montajlanmış halini izledim, ne teknik eksiklik ne de politik bir sataşma var; alabildiğine başarılı bir çalışma… Madem teknik bir eksiklik yok, Bakanlık verdiği kararı neden çiğnemiş? Çünkü o güzelim Kapadokya’da yol yapımı için buldozerler, ekskavatörler, büyük tonajlı kamyonlar vızır vızır çalışıyor. Görmemek için siyasi kör olmak gerekiyor ya; böyle söylenemediği için “titiz ve ince bir çalışma” yaptıklarını söyleyen yetkililerin kendilerini korumak amacıyla böyle davrandıklarını anlıyoruz.</p><p>Oysa adı üstünde <em>Kültür ve Kültür Bakanlığı,</em> diğer ilgili bakanlıkları da yanına alıp yeni yapılaşmaları ve yol yapımıyla birlikte yıkılmaya doğru hızla ilerleyen peribacalarını korumak için Bingöl Elmas’a teşekkür etmeli. Sanıyorum, Orwell’in kendisiyle özdeşleşen o sözünü bilmiyorlar.</p><p></p><img class="rounded-xl border border-white/10 shadow-2xl max-w-full my-6 mx-auto block" src="https://sadibey.com/dosyalar/Fotograflar/S/Siirli_Odanin_Izinde_02.jpg" alt=""><p>Kurmaca film ile belgeseli ayırt eden belirteç; filmin duyguya ve düş(ünce)lere dayalı bir anlatımı varken… Belgesel, var olanı ortaya koyar ve “haber” verir. Bu çerçevede, Bingöl Elmas’a, bakanlık yetkilileri telefonda (yazılı verebilirler mi, istesek), “Senaryonuzda sapma var” demişler… Bu ne demek? Sadece ve sadece gerçekleri anlatan belgeselin yasaklanması ve/veya sansürlenmesi için bir fırsat demek.</p><p>Onlarcası var da, …haydi kendimden örnek vereyim: “Gelincik” filmimde (docudrama) bir topal çekirgeye rastladık. O topal çekirge filmin akışını etkiledi, çünkü aklımıza gelmemiş (çekirge bulabilir miydik, hele topalını hiç) bir anlam yarattı. Geleneksel deyişle filmi kurtardı.</p><p><strong>İkincisi…</strong></p><p>George Orwell, birlik olmanın, birlikte çalışmanın ve başarmanın çok daha kolay ve güçlü olduğunu anlatıyor (o çok bilinen “1984”te de, “Hayvan Çiftliği”nde de “Selam Olsun Katalanya’ya”da da…)</p><p>Bizde “birlik” var da yok… Hiçbir sektörde olmadığı kadar “Meslek Birliği”miz, iki sendikamız, bir federasyonumuz var, ancak hemen hiçbiri (Sine-Sen dışında) konuyla ilgili parmaklarını bile kıpırdatmadı. Gözlerini kapayınca bir şey olmamış olmuyor; bugün ona, yarın sana gelecek, ama o zaman yanında kimseyi bulamayacaksın demek gerekir, bu sinemayı geliştirmeyi sözde hedefleyen meslek birliklerine… Sadece onlara mı, üniversitelere, güzel sanatlar fakültelerine, akademisyenlere hatta kanaat önderlerine kadar herkese.</p><p></p><img class="rounded-xl border border-white/10 shadow-2xl max-w-full my-6 mx-auto block" src="https://sadibey.com/dosyalar/Fotograflar/B/Bingol_Elmas.jpg" alt=""><p><strong>Gün dayanışma günüdür</strong></p><p><strong>Bingöl Elmas’</strong>ın yanında olmalı, kamuoyunu bilgilendirerek bu tür yasaklama, sansür ve ekonomik engellemelere karşı durmalıyız. Sinemacı olarak da, bu alanda yer alan biri olarak da, hatta sıradan bir insan olarak da bu itirazı yükseltmezsek yarın çok daha kötülerini sürecekler önümüze.</p><p>Belgeselcilerin yanındayız.<br>Bingöl Elmas’ın yanındayız.<br><em>“Şiirli Oda’nın İzinde”</em> gerçekten başarılı bir belgeseldir, desteklenmesini istiyoruz.</p><p>(07 Ağustos 2026)</p><p>Korkut Akın</p><p><a target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow" class="text-amber-gold underline underline-offset-4 hover:text-amber-light" href="mailto:korkutakin@gmail.com">korkutakin@gmail.com</a></p>]]></content:encoded>
      <category><![CDATA[Sansür ve Yasaklar]]></category>
      <author><![CDATA[Bağımsız Sinemacılar]]></author>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 14:49:35 GMT</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[#meselesadecebelgeseldeğil]]></title>
      <link>https://bagimsizsinemacilar.com/haber/meselesadecebelgeseldegil</link>
      <guid isPermaLink="true">https://bagimsizsinemacilar.com/haber/meselesadecebelgeseldegil</guid>
      <description><![CDATA[Instagram üzerinden #meselesadecebelgeseldeğil ile diğer paylaşımlara da ulaşabilirsiniz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p><img class="rounded-xl border border-white/10 shadow-2xl max-w-full my-6 mx-auto block" src="/images/posts/meselesadecebelgeseldegil-content-1.jpg" alt="#MeseleSadeceBelgeselDeğil 💬 Bingöl Elmasın yaşadığı şey, bizi belgesel sinemanın geleceğini k (3).jpg"><p></p><p></p><img class="rounded-xl border border-white/10 shadow-2xl max-w-full my-6 mx-auto block" src="/images/posts/meselesadecebelgeseldegil-content-2.jpg" alt="#MeseleSadeceBelgeselDeğil 💬 Bingöl Elmasın yaşadığı şey, bizi belgesel sinemanın geleceğini k (2).jpg"><p></p><p></p><img class="rounded-xl border border-white/10 shadow-2xl max-w-full my-6 mx-auto block" src="/images/posts/meselesadecebelgeseldegil-content-3.jpg" alt="#MeseleSadeceBelgeselDeğil 💬 Bingöl Elmas’ın yaşadığı şey, bizi belgesel sinemanın geleceğini k (13).jpg"><p></p><p></p><img class="rounded-xl border border-white/10 shadow-2xl max-w-full my-6 mx-auto block" src="/images/posts/meselesadecebelgeseldegil-content-4.jpg" alt="#MeseleSadeceBelgeselDeğil 💬 Bingöl Elmas’ın yaşadığı şey, bizi belgesel sinemanın geleceğini k (12).jpg"><p></p><p></p><img class="rounded-xl border border-white/10 shadow-2xl max-w-full my-6 mx-auto block" src="/images/posts/meselesadecebelgeseldegil-content-5.jpg" alt="#MeseleSadeceBelgeselDeğil 💬 Bingöl Elmasın yaşadığı şey, bizi belgesel sinemanın geleceğini k (1).jpg"><p></p><p></p><img class="rounded-xl border border-white/10 shadow-2xl max-w-full my-6 mx-auto block" src="/images/posts/meselesadecebelgeseldegil-content-6.jpg" alt="#MeseleSadeceBelgeselDeğil 💬 Bingöl Elmas’ın yaşadığı şey, bizi belgesel sinemanın geleceğini k (11).jpg"><p></p><p></p><img class="rounded-xl border border-white/10 shadow-2xl max-w-full my-6 mx-auto block" src="/images/posts/meselesadecebelgeseldegil-content-7.jpg" alt="#MeseleSadeceBelgeselDeğil 💬 Bingöl Elmas’ın yaşadığı şey, bizi belgesel sinemanın geleceğini k (10).jpg"><p></p><p></p><img class="rounded-xl border border-white/10 shadow-2xl max-w-full my-6 mx-auto block" src="/images/posts/meselesadecebelgeseldegil-content-8.jpg" alt="#MeseleSadeceBelgeselDeğil 💬 Bingöl Elmas’ın yaşadığı şey, bizi belgesel sinemanın geleceğini k (9).jpg"><p></p><p></p><img class="rounded-xl border border-white/10 shadow-2xl max-w-full my-6 mx-auto block" src="/images/posts/meselesadecebelgeseldegil-content-9.jpg" alt="#MeseleSadeceBelgeselDeğil 💬 Bingöl Elmas’ın yaşadığı şey, bizi belgesel sinemanın geleceğini k (8).jpg"><p></p><p></p><img class="rounded-xl border border-white/10 shadow-2xl max-w-full my-6 mx-auto block" src="/images/posts/meselesadecebelgeseldegil-content-10.jpg" alt="#MeseleSadeceBelgeselDeğil 💬 Bingöl Elmas’ın yaşadığı şey, bizi belgesel sinemanın geleceğini k (7).jpg"><p></p><p></p><img class="rounded-xl border border-white/10 shadow-2xl max-w-full my-6 mx-auto block" src="/images/posts/meselesadecebelgeseldegil-content-11.jpg" alt="#MeseleSadeceBelgeselDeğil 💬 Bingöl Elmas’ın yaşadığı şey, bizi belgesel sinemanın geleceğini k (6).jpg"><p></p><p></p><img class="rounded-xl border border-white/10 shadow-2xl max-w-full my-6 mx-auto block" src="/images/posts/meselesadecebelgeseldegil-content-12.jpg" alt="#MeseleSadeceBelgeselDeğil 💬 Bingöl Elmas’ın yaşadığı şey, bizi belgesel sinemanın geleceğini k (5).jpg"><p></p><p></p><img class="rounded-xl border border-white/10 shadow-2xl max-w-full my-6 mx-auto block" src="/images/posts/meselesadecebelgeseldegil-content-13.jpg" alt="#MeseleSadeceBelgeselDeğil 💬 Bingöl Elmas’ın yaşadığı şey, bizi belgesel sinemanın geleceğini k (4).jpg"><p></p><p></p><img class="rounded-xl border border-white/10 shadow-2xl max-w-full my-6 mx-auto block" src="/images/posts/meselesadecebelgeseldegil-content-14.jpg" alt="#MeseleSadeceBelgeselDeğil 💬 Bingöl Elmas’ın yaşadığı şey, bizi belgesel sinemanın geleceğini k (3).jpg"><p></p><p></p><img class="rounded-xl border border-white/10 shadow-2xl max-w-full my-6 mx-auto block" src="/images/posts/meselesadecebelgeseldegil-content-15.jpg" alt="#MeseleSadeceBelgeselDeğil 💬 Bingöl Elmasın yaşadığı şey, bizi belgesel sinemanın geleceğini k.jpg"><p></p><p></p><img class="rounded-xl border border-white/10 shadow-2xl max-w-full my-6 mx-auto block" src="/images/posts/meselesadecebelgeseldegil-content-16.jpg" alt="#MeseleSadeceBelgeselDeğil 💬 Bingöl Elmas’ın yaşadığı şey, bizi belgesel sinemanın geleceğini k (2).jpg"><p></p><p></p><img class="rounded-xl border border-white/10 shadow-2xl max-w-full my-6 mx-auto block" src="/images/posts/meselesadecebelgeseldegil-content-17.jpg" alt="#MeseleSadeceBelgeselDeğil 💬 Bingöl Elmas’ın yaşadığı şey, bizi belgesel sinemanın geleceğini k (1).jpg"><p></p><p></p><img class="rounded-xl border border-white/10 shadow-2xl max-w-full my-6 mx-auto block" src="/images/posts/meselesadecebelgeseldegil-content-18.jpg" alt="#MeseleSadeceBelgeselDeğil 💬 Bingöl Elmas’ın yaşadığı şey, bizi belgesel sinemanın geleceğini k.jpg"><p></p>]]></content:encoded>
      <category><![CDATA[Sansür ve Yasaklar]]></category>
      <author><![CDATA[Bağımsız Sinemacılar]]></author>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 14:11:25 GMT</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Sanatsal İfade ve Üretim Alanımızı Savunuyoruz"]]></title>
      <link>https://bagimsizsinemacilar.com/haber/sanatsal-ifade-ve-uretim-alanimizi-savunuyoruz</link>
      <guid isPermaLink="true">https://bagimsizsinemacilar.com/haber/sanatsal-ifade-ve-uretim-alanimizi-savunuyoruz</guid>
      <description><![CDATA[İmzacılar. 18.08.2026 11:00 itibariyle isim sırasına göre]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ve kamuoyunun dikkatine;</strong></h2><p>​<span style="color: rgb(34, 34, 34);">Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü, yönetmen Bingöl Elmas’ın Kapadokya’daki kültürel hafızayı, yerel tarihi ve çevre mücadelesini konu alan <em>Şiirli Oda’nın İzinde</em> adlı belgesel filmini “başvuru dosyasında yer alan senaryo ve yaklaşım metniyle uyumlu olmadığı” ve “teknik açıdan yeterli bulunmadığı” gerekçeleriyle reddederek film için verdiği yapım desteğini faizi ile geri istedi.</span></p><p><span style="color: rgb(34, 34, 34);">Bakanlık tarafından iletilen resmi evrakta karara gerekçe olarak her ne kadar bu şartlar öne sürülse de yönetmenin yetkililerle yaptığı sözlü görüşmelerde belgeselin “politik bulunması” ve Kapadokya’daki tahribata yönelik Kültür ve Turizm Bakanlığı’nı hedef alan eleştiriler içermesi nedeniyle kabul edilmediğinin dile getirilmesi, resmi yazılı gerekçelerin birer kılıftan ibaret olduğunu gözler önüne serdi. Bakanlığın yasakçı/sansürcü politikalarının ilk örneği bu değil. Sınıflandırma yoluyla gösterim imkânlarının kısıtlanması ve hatta açıkça uygulanan gösterim yasaklarıyla yıllardır karşılaşıyoruz. Son yıllarda birbiri ardına <em>Rojbash, Kanun Hükmü, ve Oy'una Geldik </em>filmlerine getirilen yasaklamalar sinemacıları hizaya çekmeye çalışan aynı sansürcü siyasetin örnekleridir. Bingöl Elmas’ın yaşadığı ise; proje destek süreçlerine ilişkin tarafsızlık şüpheleri ve politik gerekçelerle “kara listeye alınmış” sinemacıların Sinema Destekleme Kurulundaki meslek birliği üyelerine söz hakkı tanınmaksızın değerlendirme dışı bırakıldıkları iddiaları bir yana, destek mekanizmasıyla ilgili şu sorunları da görünür kılıyor: resmi gerekçelerle asıl gerekçelerin uyuşmazlığı, değerlendirme kriterlerinin ve yönteminin keyfiliği, kurulların şeffaflıktan yoksun oluşu. Bu vakanın Kültür ve Turizm Bakanlığının sinema filmi destek süreçlerinde yıllardır süregelen ve kanıksanan sansür/otosansür mekanizmalarını kamusal olarak tartışmaya vesile olmasını umuyoruz.</span></p><p><span style="color: rgb(34, 34, 34);">Kamu desteklerinin, eserlerin tesliminden sonra "politik gerekçelerle" faiziyle geri istenmesi, ekonomik baskı yoluyla sektörü otosansüre zorlayan sistematik bir gözdağı ve cezalandırma yöntemine dönüştü. Oysa düşünce ve sanatsal ifade özgürlüğü anayasal bir haktır. Bunu korumak ve güvence altına almak her şeyden önce devlet kurumlarına düşen bir görev ve sorumluluktur. Eleştiriden arındırılmış, tahrif edilmiş bir gerçeklik dayatması sanatın özüne aykırıdır. Kamu kaynaklarıyla sağlanan sinema destekleri iktidarların ya da bürokratların kişisel veya siyasi beğenilerine göre dağıtılan bir lütuf değildir. Belgesel sinema toplumsal olayları, kamusal politikaları ve kamu kurumlarının uygulamalarını özgün ve eleştirel bakış açılarıyla ele alabilir. Çekim süreçleri bütünüyle öngörülebilir olmadığından filmin senaryosu başvuru dosyasındaki senaryodan farklılaşabilir, birebir aynı kalması beklenemez. Destek süreçlerinin şeffaf, nesnel, hesap verilebilir ve denetlenebilir ölçütlere dayanması; profesyonel ihtiyaçları ve zorunlulukları gözetmesi, her anlamda hakkaniyetli olması beklenir. Bu husus hem sanatçıların sanatsal özgürlüğüne ilişkin yasal güvence, hem de kamu idaresinin ciddiyetine duyulan güven açısından büyük önem taşır.</span></p><p><br><span style="color: rgb(34, 34, 34);">Öyleyse bu vaka özelinde soruyoruz:&nbsp;</span></p><p><span style="color: rgb(34, 34, 34);">- Telefon görüşmelerindeki ifadeler ile resmî karardaki gerekçelerin farklı olması, sansür uygulamalarının örtük şekilde yapılmasının sıradan bir uygulamasına mı döndü?</span></p><p><span style="color: rgb(34, 34, 34);">- Filmi teknik açıdan yeterli bulmayan ve senaryoya uygunluğunu tartışan kurul kimlerden oluşuyor; belgesel sinema alanında mesleki yeterlilik ve uzmanlığı olan kişilerden mi oluşuyor?</span></p><p><span style="color: rgb(34, 34, 34);">- Filmin teknik yetersizliğinden kasıt nedir? Hangi standartlara ve ölçütlere dayandırılarak bu yargıya varılmıştır?"</span></p><p><span style="color: rgb(34, 34, 34);">- Bir filmde politik eleştiri yapılması kurula göre filmin yetersizliğine mi işaret ediyor?</span></p><p><span style="color: rgb(34, 34, 34);">Kültür ve Turizm Bakanlığını; bu soruları cevaplamaya ve genel olarak sanatsal üretime ve ifade özgürlüğüne yönelik her türlü sansür kararını geri çekmeye ve sinemacıların mağduriyetlerini gidermeye davet ediyoruz.&nbsp;</span></p><p><span style="color: rgb(34, 34, 34);">Filmleri sansürlenen ve gösterimi engellenen meslektaşlarımızın yanında olduğumuzu, sinemamızı sansür ve finansal baskı kıskacına teslim etmeyeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.&nbsp;</span></p><p><span style="color: rgb(34, 34, 34);"><strong>İmzalar:</strong></span></p><p><br></p><ol><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Altyazı Sinema Derneği</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(34, 34, 34);">Documentarist İstanbul Belgesel Günleri</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(34, 34, 34);">FilmAmed Belgesel Film Festivali</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(34, 34, 34);">İşçi Filmleri Festivali</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(34, 34, 34);">KUDA - Kurgucular Dayanışması</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Özgürlük için Sanat İnisiyatifi</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Özgür Sanat Meclisi</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Seyri Sokak</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Sine-Sen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">​​Zîn Kolektif</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Adil Okay - Yazar</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Adnan Akdağ - Ses Tasarımcısı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Adnan Tataroğlu - Fotoğraf Sanatçısı &amp; Eğitimci</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">A. Haluk Ünal - Hikaye Anlatıcısı &amp; Yönetmen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Ahmet Asan - Eğitimci</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Ahmet Gürata - Öğretim Üyesi</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Ali Ergül - Yönetmen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Ali Taner Baltacı - Yönetmen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Alper Şen - Yönetmen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Aram Dildar - Yönetmen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Arda Kavaklıoğlu - Oyuncu</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Arîn İnan Arslan - Yönetmen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Arzu Filiz Güngör - Fotoğrafçı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Aslı Filiz - Yapımcı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Asya Leman - Kurgucu &amp; Görsel Sanatçı &amp; Yönetmen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Atlas Hakan Özel - Turizm</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Ayça Çiftçi - Sinema Yazarı &amp; Akademisyen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Aykan Özener - Emekli Akademisyen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Aylin Kuryel - Akademisyen &amp; Sinemacı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Aysel Altun - Emekli</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Ayşe Ayben Altunç - Yönetmen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Ayşe Çetinbaş - Belgeselci</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Aynur Özbakır - Belgesel Yönetmeni &amp; Kurgucu</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Aziz Akal - Belgesel Sinemacı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Azra Deniz Okyay - Yönetmen &amp; Senarist &amp; Prodüktör</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Bahar Saner - Fotoğrafçı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Belmin Söylemez - Yönetmen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Berat İlk - Yapımcı &amp; Yönetmen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Berke Baş - Belgesel Sinemacı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Berna Güler - Editör</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Berrak Samur - Yönetmen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Bilge Taş - Film Festivalleri Araştırmacısı &amp; Eski Festival Organizatörü</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Burhan Ökmen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Bülent Boral - Yönetmen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Can Candan - Belgesel Sinemacı &amp; Akademisyen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Can Memiş - Sanat eleştirmeni &amp; Sosyolog</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Canan Şeten Kesik - Öğretmen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Ceylan Özgün Özçelik - Yönetmen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Cihad İlbaş - Yönetmen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Çağıl Kaya - Müzisyen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Çayan Demirel - Belgesel Sinemacı&nbsp;</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Çınar Doğan - Sinema Emekçisi</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Defne Halman - Oyuncu</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Deniz Büyükkırlı - Senarist</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Deniz Yeşil -&nbsp; Belgesel Sinemacı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Derya Sağlam - Tiyatro</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Dilan Engin - Yönetmen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Dilek Metin Sert - Kültür-Sanat Emekçisi</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Diren Keser - Gazeteci &amp; Yönetmen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Ebru Aksoy - Belgeselci</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Ekrem Buğra Büte - Sinema Yazarı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Elif Ergezen - Belgesel Sinemacı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Emin Alper - Yönetmen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Emin Altan - Emekli</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Emine Emel Balcı - Yönetmen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Emine Kart - Fotoğrafçı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Enis Rıza Sakızlı - Belgesel Sinemacı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Eren Kahraman - Sinemacı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Erhan Örs - Kurgucu</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Erol Mintaş - Yönetmen &amp; Senarist</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Ertuğrul Mavioğlu - Belgesel Yönetmeni</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Evrim Kaya - Sinema Yazarı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Eylem Şen - Belgesel Sinemacı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Faruk Uysal</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Fatih Pınar - Belgesel Sinemacı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Fatin Kanat - Yönetmen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Feryal Saygılıgil - Akademisyen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Fırat Yücel - Sinema</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Funda Alp - Senarist</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Gök Akyel - Sinemacı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Gökhan Aktar - Sınıf Öğretmeni</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Gökhan Yolcu - Fotoğraf Sanatçısı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Gül Büyükbeşe - Belgesel Sinemacı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Güliz Sağlam - Yönetmen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Gülsevil Tüzün - Emekli Araştırmacı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Gürşat Özdamar - Yönetmen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Hakan Barçın - Belgesel Sinemacı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Hakan Bozyurt - Avukat</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Hakan Gönüllü - Emekli</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Halil Yetiş - Yönetmen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Hande Yelke - Yönetmen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Haşmet Topaloğlu - Yapımcı &amp; Yönetmen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Hebun Polat - Yönetmen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Hevi Nimet Gatar - Yönetmen &amp; Doktora Öğrencisi</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Hilmi Etikan - Belgesel Sinemacı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Hülya Üçpınar - Hukukçu</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Hüseyin Yılmaz - Fotoğrafçı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">İmre Azem - Belgeselci</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">İz Öztat - Sanatçı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Jeyan Kader Gülşen - Film Yönetmeni</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Kazım Gündoğan - Belgesel Sinemacı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Kazim Taşkın - Reji Asistanı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Kemal Alptekin</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Kemal Çavuşoğlu - Biyolog</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Koray Kesik - Görüntü Yönetmeni</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Korkut Akın - Yönetmen &amp; Eleştirmen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Kutbettin Cebe - Belgeselci</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Lisa Çalan - Sinemacı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">M. Selma Özinanır - Yapımcı &amp; Yönetmen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Mahmut Wenda Koyuncu - Belgesel Yönetmeni &amp; Kürator</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Medet Dilek - Belgesel Sinemacı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Mehmet Emin İsi - Sinemacı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Mehmet Özer - Fotoğrafçı &amp; Şair</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Mehmet Sait Şan - Sanat Yönetmeni</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(34, 34, 34);">Melek Ulagay Taylan -&nbsp;</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Melis Birder - Belgeselci</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Merve Yıldıran - Yazar &amp; Yönetmen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Metin Avdaç - Yönetmen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Metin Ewr - Senarist &amp; Yönetmen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Metin V. Bayrak - Felsefeci</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Mihriban Sezen - Belgesel Yönetmeni</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Mizgin Arslan - Yönetmen &amp; Child Therapist&nbsp;</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Munevvet Antczak - Mimar</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Murat Ayman - Yönetmen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Mustafa Ünlü - Belgesel Sinemacı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Müslüm Kabadayı - Eğitimci Yazar</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Müzeyyen Esmer - Emekli</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Nadir Öperli - Yapımcı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Namık Koçak - Gazeteci</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Nalan Barbarosoğlu - Yazar</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Nalan Sakızlı - Belgesel Sinemacı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Nazım Dikbaş - Çevirmen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Nazmi Kırık - Oyuncu</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Necati Sönmez - Sinema</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Neşet Kutluğ - Emekli</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Nevruzham Orhon - Sigortacı, Emekli</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Nezahat Gündoğan - Belgesel Film Yönetmeni</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Nil Kural - Sinema Yazarı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Nilgün Yoldaş</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Nursen Kadayıfçıoğlu - Hekim &amp; Fotoğraf Sanatçısı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Nurten Gül - Emekli Memur</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Oktay İnce - Belgeselci</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Onur Metin - Gazeteci</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Orhan Eskiköy - Yönetmen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Orhan Toraman - Yönetmen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Osman Bayraktaroğlu - Kurgucu</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Ozan Çağlar - Yönetmen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Ömer Leventoğlu - Sinemacı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Ömer Tuncer - Belgeselci</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Önder Esmer - Belgesel Yönetmeni</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Önder Sertçelik - Öğretmen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Özcan Alper - Yönetmen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Özcan Vardar - Kurgucu</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Özcan Yaman - Gazeteci</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Özkan Küçük - Yönetmen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Özlem Sarıyıldız - Belgesel Filmci</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Özgün Gündüz - Yapımcı &amp; Yönetmen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Paşa İmrek - Belgesel Fotoğrafçı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Pelin Esmer - Yönetmen &amp; Senarist</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Pınar Kula - Yardımcı Yönetmen&nbsp;</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Rabar Ibrahim Hama Ali - Director</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Refik Akay</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Rengin Azizoğlu - Gazeteci</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Reyan Tuvi - Belgesel Sinemacı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Rezan Kaya - Oyuncu</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Rojhilat Aksoy - Festival Koordinatörü</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Rûken Tekeş - Yönetmen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Selen Çatalyürekli - Belgesel Sinemacı&nbsp;</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Semih Dindar - Gazeteci &amp; Belgesel Sinemacı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Senem Aytaç - Sinema Yazarı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Seray Genç - Sinema Yazarı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Serpil Gönüllü - Emekli</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">​​Serra Akcan - Fotoğrafçı &amp; Videografiker</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Sevinç Koçak - Editör</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Seyhan Akın - Yönetmen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Sezgin Türk - Yapımcı &amp; Yönetmen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Sibel Tekin - Belgesel Sinemacı &amp; Video Aktivist</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Sibil Çekmen - Akademisyen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Sidar İnan Erçelik - Yönetmen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Somnur Vardar - Yönetmen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Sonay Ban - Akademisyen &amp; Araştırmacı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Soner Sert - Yönetmen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Sumru - Belgesel Sinema Çalışanı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Suzan Demir - Sinema Eleştirmeni &amp; Gazeteci&nbsp;</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Süleyman Karaaslan - Ses Kurgucusu</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Şehbal Şenyurt Arınlı - Belgesel Sinemacı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Şeyla Korkut - Belgesel Sinemacı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Şirin Bahar Demirel - Yönetmen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Şirin Erensoy - Akademisyen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Taban Celali - Yönetmen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Tamer Temel - Müzisyen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Tahir Ün - Görsel Sanatçı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Tatlıhan Tuncel - Kurgucu</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Tayfur Kesik - Fotoğrafçı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Tekin Süllü - Arkeolog &amp; Sanat Tarihçisi</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Tevfik Hoş - Belgesel Yönetmeni &amp; Yerbilimci</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Tülin Erarslan - Belgesel Sinemacı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Ulaş Tosun - Belgesel Yönetmeni</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Ü. Ufuk Tosun - Aktör &amp; Menajer &amp; Cast direktörü</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Ümit Kıvanç - Belgesel Sinemacı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Yalçın Çıdamlı - Emekli</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Yağız Köksal - Animatör</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Yasemin Ertorun - Oyuncu</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Yasemin Mirik - Fotoğraf Sanatçısı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Yasin Ali Türkeri - Yönetmen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Yusuf Aslan - Fotoğrafçı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Yücel Tunca - Fotoğrafçı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Yücel Ünlü - Yönetmen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Zafer Ayden - Sinema Emekçileri Sendikası Denetim Üyesi</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Zeynep Dadak - Yönetmen</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Zeynep Dinsel - Oyuncu</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Zeynep Ünal - Yapımcı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Zekican Sarısoy - Sinema Yazarı</span></p></li><li><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Zöhre Temur - Öğretmen</span></p></li></ol><p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">18 Ağustos 2026, 15:54</span></p>]]></content:encoded>
      <category><![CDATA[Destek veren yönetmenler]]></category>
      <author><![CDATA[Bağımsız Sinemacılar]]></author>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 13:40:10 GMT</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kılı kırk yararak çalışma: Yasaklara ve sansüre karşı mücadele!]]></title>
      <link>https://bagimsizsinemacilar.com/haber/bagimsiz-sinemada-yeni-arayislar-ve-35mm-estetigi</link>
      <guid isPermaLink="true">https://bagimsizsinemacilar.com/haber/bagimsiz-sinemada-yeni-arayislar-ve-35mm-estetigi</guid>
      <description><![CDATA[KORKUT AKIN yazdı: Bakanlık, -belki yaşanan tahribattan sorumlu değil, ama- tarihi ve doğal değerleri gereği ve yeteri kadar korumadığı, diğer ilgili bakanlık ve resmi kurumları da uyarmadığı için; suçluluk psikolojisiyle belgeseli mahkûm etmeye uğraşıyor. Tarih, muhakkak ki, bunun kararını verecektir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><a target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow" class="text-amber-gold underline underline-offset-4 hover:text-amber-light" href="https://siyasihaber10.org/kili-kirk-yararak-calisma-yasaklara-ve-sansure-karsi-mucadele/">https://siyasihaber10.org/kili-kirk-yararak-calisma-yasaklara-ve-sansure-karsi-mucadele/</a></p><p>Yedinci sanat olarak betimlenen sinema, gerek kolay anlaşılırlığı, gerek izlenirlik yaygınlığı gerekse de etkileyebilirliğiyle öne çıkıyor. Hele de “beyazcam” da denilen televizyon ekranları aracılığıyla hemen tüm evlere giriyorsa…</p><p><img class="rounded-xl border border-white/10 shadow-2xl max-w-full my-6 mx-auto block" src="https://siyasihaber10.org/wp-content/uploads/2026/08/elmas-bingol1-682x1024.jpeg" alt=""></p><p><em>Elmas Bingöl</em></p><p>En tam da o nedenle, bütün dünyada, sinema sanatı diğerlerine oranla (bunda, kuşkusuz endüstri oluşunun da etkisi var) daha çok desteklenir, özellikle devletler tarafından. Bir istisnası galiba bizde yaşanıyor.</p><p>Anadolu için medeniyetler kavşağı, kültürler beşiği diyoruz… Gerçekten de “dörtnala gelip Uzak Asya’dan / Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan” bir kültürler kavuştağıdır. Toprağa parmağınızla dokunsanız altından bir tarihi doku, bir kültür belgesi çıkar.</p><p>Bakanlığın adının neden Kültür ve Turizm olduğunu anlamamakla birlikte (kültürü sadece turizm anlamında gördükleri için olsa gerek) ülke kültürünü geliştirmek ve yaygınlaştırmak bu Bakanlığın görevleri arasında. Sinema, tiyatro, resim, müzik, aklınıza gelebilecek her türlü kültürel çalışma da bu Bakanlık tarafından destekleniyor. Kağıt üstünde böyle olsa da, hayata geçen uygulama(lar) çok farklı.</p><p><strong>Yasaklama ve sansür…</strong></p><p>Kültür ve Turizm Bakanlığı (doğal olarak siyasi iktidarın güdümünde) yer yer izin verse de sonradan (“iyi saatte olsunlar” giriyor besbelli devreye) yasaklamaya, yapamazsa sansürlemeye çalışıyor.</p><p>Tarım ve hayvancılık ülkenin giderek gerileyen kazanç kapısı olduğu için asıl geliri turizmden uman siyasi iktidar, -özellikle- belgesel çalışmaları daha çok desteklemesi (etki alanı büyük ve güçlü dedik yukarıda, daha çok turist getirir) gerekirken, sanki “gelmesinler” dercesine oturduğu dalı kesiyor yasak ve sansürlerle… Nejla Demirci’nin “Kanun Hükmü” belgeseli yasaklanınca daha çok ilgi çekti, daha çok konuşuldu, daha çok izlendi, daha da etkili oldu. Şimdi sırada Bingöl Elmas’ın “Şiirli Oda’nın İzinde” belgeseli var; telefonla, filme verdikleri desteği geri çektiklerini bildirip, faiziyle ödenmesini istemişler.</p><p>“Şiirli Oda’nın İzinde”, mübadele ile Yunanistan’a gönderilen, oradan da buraya gelen mübadiller üzerinden Kapadokya’daki bir kültür hazinesini işliyor. Bakanlık, “bu tarihi ve doğal güzellikleri korumamız için yaşananları gösterdiniz, teşekkür ederiz” diyeceği yerde, filmi cezalandırmaya çalışıyor. Daha düne kadar insanların büyük şehirlerden gelip yeni duygularla yeni şiirler yazdırdığı Şiirli Oda, kaderine terk edilmekle kalmayıp yıpratılmak için apaçık bırakılmış. (Bir belgesel çekimi için gittiğim ABD’de, altın arayıcılarının terk edilmiş bir köyüne götürmüşlerdi bizi, köyün her şeyini korumuşlar, kovboy filmlerinden tanıdığımız her şey vardı… Onlarca araba, yüzlerce insan kuyruk oluşturmuştu.) Peki, biz neden yap(a)mıyoruz? Çünkü bizim ülkemizde milliyetçi, muhafazakâr iktidar var. Var da, muhafaza etmek şöyle dursun yıkmak, yok etmek için çaba harc(at)ıyor.</p><p>Bingöl Elmas, gözlemi, çektiği belgelerin bilincinde oluşu ve Mükremin Toprak’ın inanılmaz destekleyici anlatımıyla gözlerimizin önüne serdiği Kapadokya gerçeğini bilmemizi istiyor. Siyaseten de manipülatif gösterilerin bilinçsizce, dahası ülke değerlerine düşmanca yapıldığını hissettiriyor. Mübadele öncesinde de, sonrasında da halkların barış içinde bir arada yaşaması talebi belirgin.</p><p><strong>Dilini ısırarak hazırlık ve çekim…</strong></p><p>“Gönlüne devlet olma” ama devletin ceberut baskısına karşı da sanatçılar düşlerini hayata geçirirken dillerini ısırıyor ister istemez. Buna her ne kadar otosansür denebilirse de; hepsi metaforlarla aşmayı biliyor. Bakın işte bir örnek: “Ceberutluklarını milletlerin dil hürriyetine müdahaleye kadar götürmüşlerdir.” (Türkçenin Sırları, Nihad S. Banarlı). Dile zorbaca, merhametsiz olanların tarihe ne yapabileceklerini düşünedurun…</p><p>Yıllara varan bir hazırlık, uzun ve meşakkatli bir çalışma&nbsp;sonrasında gereken izinler ve destekler bulunduktan sonra çekimine geçilen belgesele onlarca insan emek veriyor; değil mi ki, bu sanat bir endüstridir sonuçta. Elmas, bu belgeselde, iktidara “siyasi bir mesaj” verecek olsa o kadar çok fırsatı var ki… Bingöl Elmas’ın gerek hazırlık gerekse çekim ve montajda dilini ısırdığını fark etmemek mümkün değil.</p><p><strong>Herkes işine baksın!</strong></p><p>Bakanlık, -belki yaşanan tahribattan sorumlu değil, ama- tarihi ve doğal değerleri gereği ve yeteri kadar korumadığı, diğer ilgili bakanlık ve resmi kurumları da uyarmadığı için; suçluluk psikolojisiyle belgeseli mahkûm etmeye uğraşıyor. Tarih, muhakkak ki, bunun kararını verecektir. Tabii, Bakanlığın da bir an önce bu tutumundan vazgeçmesi, belgesel çalışmaları daha da desteklemesi gerekir.</p><p>Yasakların ve sansürün hiçbir zaman hiçbir işe yaramadığını bir kez daha vurgulamadan önce, “Şiirli Oda’nın İzinde” belgeselinin gerçekten çok doğru, çok kaliteli ve iyi işlenmiş bir belgesel olduğunu belirtmem gerekir. Yakın tarihimizi öğrenmek için iyi bir fırsat, siyasal iktidarları herkes, her yerde her şekilde eleştirebilir, ama hiçbiri bir belgesel kadar destekleyici, sahiplenici değildir; kaldı ki, iktidar eleştirisi de bu sahiplenmenin belgesidir.</p>]]></content:encoded>
      <category><![CDATA[Sansür ve Yasaklar]]></category>
      <author><![CDATA[Bağımsız Sinemacılar]]></author>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 11:44:20 GMT</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>